Try right click.

Thomas Anders - Love Of My Own

09 Ağustos 2007 Perşembe

Istanbul Silueti ve Gokdelenler

© mayberk

Ben, Taskisla'da okudum. Bilmeyenler icin; Taskisla, su anda ITU'nun mimarlik fakultesi olarak hizmet veren eski tas bir binadir. Taksim'de Hyatt oteli karsisinda, adini verdigi Taskisla Caddesi'nde, Acikhava Tiyatrosundan Taksim'e dogru giderken sol tarafta gozunuze carpar.

Neyse... Onemli olan Taskisla degil, bu yazida. Anlatmak istedigim tam yanina yapilan cirkinlik abidesi, mimarliktan ve zevkten payini almamis Suzer Plaza ve benzeri turevleri. Ben, Taskisla'da okurken yuzlerce kere muhurlenmis, mahkemelere verilmisti bu bina ve ne yapip ettilerse, geceleri sessizce (!) calismak suretiyle o koca cirkinligi yerlestirdiler Istanbul siluetine. Kelimenin tam manasiyla gece-kondu, yani!

Simdi, vapura biniyorum ve Istanbul'u seyrediyorum. Aslinda icim kanayarak seyrediyorum. Hayal etmeye calisiyorum, eskiden ne kadar guzel bir siluetin gozlere sunuldugunu. Ve simdiye bakiyorum...

Onde, guzeller guzeli, canim Dolmabahce Sarayi; solumda yuzyillara taniklik yapmis, onlarca padisahi agirlamis Topkapi Sarayi, yaninda hayranlikla seyredeceginiz Mimar Sinan'in Suleymaniye Camii, yaninda Sultanahmet Camii, yaninda Aya Sofya... Siralanirlar inci gibi Istanbul'un siluetine. Aradan firlar Galata Kulesi.. Bir de tum bu saheserlerin arasina karismis, mutevazi, kisa boylu, haddini bilen, buyuklerine saygili binalar vardir, icinde hikayeler barindiran.

Sonra hemen arkasina bakarsiniz bu siluetin ve iciniz acir...

Altyapisi olusmadan mantar gibi dikilmis, sahsiyetsiz, tarihe saygisiz, baskin, adeta "ben daha buyugum, tarihi bile ezer gecerim" diyen, mimarlik ve sehir planlamasiyla alakasi olmayan, sadece ticari kaygilarla alelacele dikilmis cirkin binalar toplulugu.

Suzer Plaza, bu binalardan sadece biri... Simdi sirada baskalari da varmis. Ustelik "en buyugunu" yapiyoruz diye ortalikta geziyormus sahipleri.

Ne yapalim... Elimden birsey gelmiyor... Ama icim aciyor! Hepimizin ici acimali ve birisi artik dur demeli bu rezalete!



NOT: Hergun binlerce arabanin gectigi Dolmabahce Caddesi'nin, Dolmabahce Sarayi'nin bahcesine yapildigini, yapimi sirasinda bugunku Swiss Otel'e cikan sarayin havalandirma kanallarinin kesildigini, Dolmabahcenin havalandirilamadigini ve nem yuzunden sarayin ve icindeki paha bicilemez objelerin yok olma tehlikesi yasadigini biliyor muydunuz?.. Ya da Swiss Otel'in Dolmabahce Sarayi'nin, Conrad Oteli'nin ise Yildiz Sarayi'nin bahcesine yapildigini?

7 yorum:

Hande dedi ki...

Bak şimdi sabah sabah içim kan ağladı.Sİnirlerim tepeme çıktı. DÜnyanın engüzel şehri ancak bu kadra berbat edilebilir. Daha ne kadar bozup içine edebiliriz diye merak ediyorlar. Ben oldum olası gökdelenlerden nefret etmişimdir zaten. Her zaman soğuk ve duygusuz gelmiştir onlar bana ve de kasvetli.
Ayrıca ben hiç bilmiyordum bu 2 otelin sarayların bahçesine yapıldığını.Nerden bilelim ki bize anlatıyorlar mı? Lanet olsun işte! Lanet olsun bu kafaya bu zihniyete. Tarihini yok etmeye bu kadar hevesli bir milletiz. Yabancılar bir kazıda ufacık bir vazo yada ne bileyim herhangi bişey bulsa hemen müzelere koşturup koruma altına alıyorlar.Neden? Çünkü bizim kadar zengin tarihleri yok. Onları allayıp pullayıp sergileyip tarihleri çok derinlerden geliyormuş gibi ballandıra ballandıra anlatıyorlar. Biz de anlatmamak için yok ediyoruz. İşte aramızdaki fark. Ondan sonra da şikayet ederler artık gerçek İstanbullu yaşamıyor İstanbul da diye. Yaşamaz tabi! Ben de dahil gerçek İstanbul lunun yüreği dayanmaz bu görüntülere. O nedenledir ki ben de sadece küçüklüğümün İstanbul unu hayalimde yaşatıp kaçmak istiyorum buradan....
Kusura bakma biraz uzun oldu :( Öpüyorum seni çoookkk...

huysuz ve tatlı dedi ki...

itü mimarlık mezunusun ve 32 yaşındasın, demek ki aynı zamanda okumuşuz taşkışla'da. aynı dönemden miyiz acaba merak ettim?

archisugar dedi ki...

* Hande: Oyle uzuluyorum ki. Tarih bize cok comert davranmis, ah bir anlasak farketsen ne kadar sansli oldugumuzu!

* Huysuz: Ben 93-97 yillari arasinda ITU Mimarlik bolumunde okudum. 97-2000 yillari arasinda da yine ayni bolumde yuksek lisans yaptim. Sen hangi bolumdesin? Ayni donemde okudugumuz kesin! Ah ne kadar heyecanlaniyorum ayni donem arkadaslarini bulunca. :-)

Sevgiler
Esra

huysuz ve tatlı dedi ki...

ben 94-98 aras� okudum. sen benim bir �st d�nemimdensin san�r�m. mutlaka birbirimizi g�rm�l�m�z vard�r okulda :)

archisugar dedi ki...

Mutlaka gormusuzdur birbirimizi. Ismin neydi, hangi siniftaydin??? Ben Esra Seker, C sinifindaydim! Internet ne guzel sey yaaaa... :-)))

sessiz balik dedi ki...

merhaba
ben de o d�nemlerde �renciydim ama Ankarada :)tan�yor olamay�z san�r�m.Fakat o y�llardan birinde yaz tatilinde geldi�im �stanbul'da y�ld�z saray�n�n alt�nda da paris operas� gibi t�neller oldu�u hatta saray�n ve paris operas�n�n mimar�n�n ayn� olabilece�i hakk�nda fikirleri olan ve bunu kan�tlamak isteyen iki arkada��m y�z�nden y�ld�z saray� �n�nde dikilip durmu�tum ,benim konuyla hi� ilgim yoktu ,sadece onlar� bekliyordum bi de operadaki hayalet m�zikalini severim o kadar.
�imdi o arkada�lar�m nerde bilmiyorum , amerikada biri ama �b�r� ? hayat i�te.

bruxa dedi ki...

O bina gercekten bir utanc abidesi. Icine girmiycem asla diye yemin etmistim ve hicbir davete katilmadim, sinema davetlerinin hepsini geri cevirdim. Sonunda reddedemiyecegim bir sirketten is gorusmesi teklifi alinca tipis tipis gitmek zorunda kaldim:( Tabi o is olmadi ayriii:)
Bakinca tuylerim diken diken oluyor!!!Bir sehrin siluetinin icine ancak boyle edilir!!