Try right click.

15 Mayıs 2008 Perşembe

Kelime Oyunlari: "MASAL"

Kelime Oyunlari, daha genislemis ve dallanmis hali ile Oyku Atolyesi'nde varligini devam ettirmektedir. Kelime oyunlari: MASAL
..................................................................


Sen hayatima girdiginden beri senin disinda kalan hersey oylesine anlamsiz, tatsiz, renksiz, oylesine siradan ki... Hayatimda en onemli oldugunu sandigim seyler nasil da onceligini kaybetti, sen gelince. Nasil da kolaylikla ilk sirayi aldin tum listede... Saskinlikla goruyorum ki, daha gormeden bile sevebilirmis insan. Orada oldugunu bilmek yeterliymis iste...

Simdi yanibasinda seni seyrediyorum...

Kapali gozlerinin ardinda, minik gogsunun heyecanla inip kalkisini, nefesinin siklasmasini, sonra rahatlayip sessizce hayal alemine dalisini... Oyle iyi biliyorum ki vucudunun her hareketini, ne hissettigini, ne istedigini
, bir sonraki evreyi...

Su kucucuk hayatinin her gununde yanindaydim. Her ilkini seninle yasadim. Her hareketini ezberledim, kaydettim benligime, yolladim sonsuzluga. Seni benden daha iyi kim taniyabilir ki? Ben, senden daha iyi kimi taniyabilirim ki? Tercumaninim ben, senin. Dunyaya acilan koprun...

Ama yine de o en iyi bildigim ruhta, bana bile gizli kalan derin bir nokta var...

Bir tek, su anini bilemiyorum senin. Heyecanla inip kalkan minik kalbinle, o hayal aleminde hangi renkli maceralar yasiyorsun acaba? Biraz once merakla dinledigin masal mi seni boylesine etkileyen? Guzel prenses mi ruyalarina giren, yoksa buyukanneyi yutan hain kurt mu? Uzayan tahta bir burun mu goruyorsun o en derin alemde? Belki bir kedi, cizmeli olanindan? Ya da bir prens, beyaz atlisindan?
Yoksa bir peri mi sana degnegiyle dokunan? Belki de sadece bir kugu, sessizce goklerde suzulen...

Her neyse seni boylesine etkileyen, umarim yildizlarin en parlagini, gokkusaginin en renklisini, tilsimlarin en sihirlisini getiriyordur yaninda. Ayaklarini havalandirip, ucuruyordur bulutlarda. Sevgi sarkilari fisildayip raks ettiriyordur ufukta.

Uykudasin simdi. Bebeklik uykusunda.

Genclik uykundan uyanip da buyudugunde, gerceklerle tanistiginda, bildigin tum masallarin en guzelinden, en mutlusundan, en safindan, en temizinden, en durusundan, en sevgi dolu olanindan bir hayat yasa... Uzak dursun hain kurt senden; cadinin buyusu hic ugramasin kapina; vermesin kimse o elmayi sana.

O gune vardigimizda, al kuzunu, gel yanima. Okuyayim yine en guzel masali sana. Daya basini omzuma. Bir yanimda kuzum, bir yanimda kuzumun kuzusu...

Fisildayayim karanlikta yine...

Iyi geceler melegim... Tatli ruyalar...

Archi*Sugar
...............................
Archi*Sugar'in kelime oyunlari

14 Mayıs 2008 Çarşamba

BEO - "ANNE"

Buyuyorum, Egleniyorum, Ogreniyorum aktivitelerinin bu haftaki konusu ANNE idi. Anneler gunu haftasina denk gelmesi nedeniyle daha da derin bir anlam tasidigi icin konuyu secen sevgili Akin Abi'ye cok tesekkur ediyorum.

Anne ile ilgili aklima birkac fikir geldiyse de bu sefer degisik birsey yapmak istedim. Ve bir gunlugune kizim Defne (2,5 yas) benim annem olsun, ben de onun cocugu olayim dedim. Defnem benim icin yemek pisirsin, beni yikasi, giydirsin ve uyutsun. Yani annesinin ona hergun rutin olarak yaptigi siradan islerin bir kismini bu sefer, o annesi icin yapsin. Tabi belki 6-7 yasindaki bir cocuk icin cok kolay bir aktivite olabilecekken, 2,5 yasindaki bir cocuk icin bu saydiklarim oldukca zor ve kapsamli birer is haline gelebiliyor.

Babamizin da yardimlari ile, dun, ben oturdum, Defnem benim icin calisti.

* Oncelikle 1 kilo bezelyeyi tek tek ayikladi! Yere dusen bir iki taneyi saymazsak oldukca basarili bir calismaydi. Ustelik benim kizim gibi sabirsiz bir cocugu bile tam 1 saat hic kesintisiz oyaladi.


* Sonra, Defnem benim icin pizza pisirdi. Once babasi hamur icin gerekli malzemeleri hazirladi.

Sonra Defne, ekmek pisirme makinasina hamur icin gerekli tum malzemeleri tek tek koydu.

Hamurun hazir olmasini sabirsizlikla bekledik. Hamur 1,5 saat icinde pisip bir sure de bekledikten sonra babamiz tepsiye yaydi. Defne de babasiyla birlikte catalla hamura kucuk delikler acti.

Domates sosunu tek basina surdu.

Peynire elini surmeyi sevmedi, onu babasi yerlestirdi. Ama zeytinleri tek tek koymaya bayildi!

Hazir olan pizzayi firina yerlestirdi ve firini acti. Firinin penceresinden sik sik pizzasini kontrol etti.

Pisen pizzayi babamiz firindan cikarip tabaklara servis yapti ve kucuk kucuk kesti. Defne, babasinin sarabi acmasina da yardimci oldu.

Tabi benim yemegimi bana Defne yedirdi! Tek tek, hic itiraz etmeden yemegimi yedim. Cok cok lezzetli bir pizzaydi. Hele boyle bir perinin eli degince, siz hayal edin ne lezzetli oldugunu. :-)))

Yemegimiz bitince biraz oynadik, birkac Montessori aktivitesi yaptik. Babamiz da bize yardimci oldu. Her gece yaptigimiz banyo, bu sefer cok cok farkli oldu. Bu sefer ben Defne'yi degil, o beni yikadi. Ve inanin hic bu kadar eglenmemistik! Yaklasik 1 saat kuvetin icinde oturduk, bir suru oyunlar oynadik, sarkilar soyledik, dusun altinda oturup sarildik.

Dustan sonra Defne, benim giyinmeme yardimci oldu. Fonu tuttu, sacimi kuruttu. En sonunda da sanirim gercekten ben onu degil, o beni uyuttu. Cunku ondan cok daha once uykuya daldigima eminim. Ikimizde hic kesintisiz cok derin bir uyku uyuduk. Bu uzun banyo ikimize de iyi geldi anlasilan.

* Defne'ye bu konu kapsaminda aile bireylerinin tek tek fotograflarindan olusan bir kucuk album hazirlamayi dusunuyorum.

Not: Dun aksam kuvetin icinde oturmus, Defne'nin neseyle bardaklari suyla doldurup benim basimdan dokmesini izlerken, boyle bir aktiviteyi baslatmis olmaktan ve boyle guzel insanlarla tanisip devamini getirmekten oylesine mutluydum ki. Bu aktiviteler sayesinde cocugumuzla kaliteli zaman gecirmek icin birer firsat yarattigimizi dusunuyorum. Dun, Defne daha once hic yapmadigi bircok seyi yapti ve hem o hem ben cok eglendik.

Archi*Sugar
.....................................
"Anne" aktivitesi yapan diger bloglar:
Punto
Hayati Paylasirken
Cailperi

Tabii ki ayrica Montessori blogunda yayinlanan diger aktiviteler.

BEO - Duyuru

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum aktiviteleri bundan boyle 2 haftada bir konu degistirecektir. Bu sekilde cok daha verimli calismalar cikacagini ve ozellikle baska kisilerin yaptigi aktiviteleri de kendi evimizde uygulamamiz icin zamanimiz olacagini dusunuyorum. Aktiviteleri yapan bircok kisi de ayni fikirde oldugundan bu karar alinmistir.

"Anne" konusu ise bircok kisiyi biraz zorladi. Dolayisiyla eger dilerseniz konuyu biraz genisletip "AILE" olarak alabilir, aktivitelerinizi "AILE" kavrami uzerinden yapabilirsiniz.

Sevgiler ve saygilar
Esra S. B.

13 Mayıs 2008 Salı

Bassano - Marostica - Verona

Ben, dogarken leylegi havada gormus biriyim. Annemle babam tatildeyken Alanya'da dogmus oldugumu daha once soylemis miydim? Tatilde dogan biri tabii ki hayati boyunca seyahat edecektir. Hele babasi turizmci ise, siz hayal edin. Benim ailem Turkiye'de, esimin ailesi Italya'da, biz ise Isvicre'de olunca zaten Italya ve Turkiye seyahatleri artik hayatimizin vaz gecilmez birer parcasi haline geldi. Artik her sene gormekten bize ilk hissettigimiz hazzi vermeyen Venedik'ten hic bahsetmeyecegim. Zaten bu sene kanallara hic gitmedik. Onun yerine uzun zamandir gormeyi istedigimiz ama firsat bulamadigimiz bircok sehri ziyaret ettik. Bu sehirlerden bence en ilginc olan uc tanesini sizlerle paylasmak istiyorum.

*** Bassano del Grappa:

Aslinda bu sehir bizim icin kesinlikle bir ilk degil. Esimin yuzlerce, benim ise onlarca kere daha onceden gordugumuz bir sehir. Ancak bu sene digerlerinden farkli olarak Alpini yani Italyan dag askerlerinin 81. bulusma ve kutlama yildonumleri bu sehirde yapiliyordu. Tum Italya'dan binlerce Alpini ve Alpini hayrani uc gun boyunca kelimenin tam anlamiyla bu sehre akin etti. Italyanlarin askerlerini boylesine cosku ve sevgi ile kucaklamasi, tum balkonlari bayraklarla donatmasi ve hayranliklarini dile getirmesi beni cok etkiledi.

Sehrin tum dunyadan turist ceken en buyuk ozellikleri, birkac yuzyillik ahsap muthis koprusu Ponte degli Alpini ve tabii ki kendi ismiyle anilan Grappa isimli yuksek alkol iceren ickisi.

Sehir hakkinda daha cok bilgi icin:
Bassano del Grappa - Wikipedia
Bassano del Grappa - Sehrin resmi websitesi


*** Marostica:

Bassano'dan yola ciktiginizda yaklasik 20 dakikalik mesafede, daha yaklasirken harika kalesi ile sizi buyuleyen kucuk bir turistik sehir. Kucuk dedigime bakmayin. Her sene binlerce turist bu kucuk sehre akin ediyor. Tabii ki sehrin harika meydani, tam bir korumaci anlayisla restore edilmis, ozellikle bizlere ornek olmasi gereken, surlari, enfes restoranlari ve pazar gunu meydana kurulan antika pazari ile oldukca ilgi ceken bir sehir.

Ancak bu sehrin asil ilgi toplamasinin sebebi, sehrin tam ortasindaki dev boyuttaki satranc cizgileri ve tarihi 1454'e dayanan her sene Eylul ayinda bu dev alanda satranc taslari yerine tarihi kostumler icinde gercek insanlarla oynanan satranc oyunu. Bu sene Eylul ayinda oynanacak olan bu canli satranc oyunu icin biletlerin simdiden cogunun tukendigini soylersem ne kadar ilgi cektigini anlamaniza yetecektir.

Sehir hakkinda daha fazla bilgi icin:
Marostica - Wikipedia
Marostica Scacchi - Marostica satranc oyunu resmi websitesi
Marostica - Marostica etkinlikleri



*** Verona :

En guzelini en sona sakladim. Verona uzun zamandir gormeyi istedigim, ozellikle teyzemin israrla gormem gerektigini soyledigi bir sehir. Sehre girdigim anda israrinda ne kadar da hakli oldugunu hemen anladim ve bunca sene gormemis olmaktan dolayi uzuntu duydum. Asiklar sehri Venedik mi? Hayir, degil. Ozellikle sizi surekli kaziklamaya calisan uc kagitcilari ile Venedik kesinlikle artik asiklar sehri degil. Asiklar sehri aslinda, tarihin en muhtesem asklarindan birine taniklik etmis olan Verona...

Verona, tarihi MO 4. yuzyila dayanan, Romalilarin muhtesem eserler biraktigi, sehri halen yuzyillar oncesindeki gibi korunan ama en buyuk sohretini Shakespeare'nin unlu Romeo ve Juliet'i ile kazanan muhtesem bir sehir.

Sehre ilk vardiginizda turist otobuslerinin ve ozellikle cekik gozlu insanlarin varligindan bir dunya turizm sehrine geldiginizi anliyorsunuz. Eski sehre, izinli arabalar disinda motorlu tasit girmesi yasak. Bu noktada, Italyan korumaciligina hepimizin sapka cikarmasi gerekiyor. Bir suredir bircok tarihi sehre motorlu tasit alinmiyor ve tarihin kendilerine hediye ve emanet ettigi eserlere birer mucevher ozeni gosteriyorlar.

Verona'nin eski sehrinden iceriye ilk adimimi attigim anda Ilber Ortayli'nin Sultanahmet icin soyledigi o cok dogru sozler kulaklarimda cinliyordu. 2,5 kilometrekareyi koruyamadik. Verona ise iste o 2,5 kilometrekareye gozu gibi bakiyor. Eski sehirde, degil dokuyu zedeleyecek yeni bir bina gormek, tek bir ilana dahi raslamak mumkun degil. Korumaciligi ile bana Siena'yi animsatan bu sehirin daracik sokaklarinda kaybolmanizi, tarihi icinize sindirip basinizi surekli yukariya dogru tutarak essiz binlerce tarihi binayi tek tek incelemenizi tavsiye ederim. Boylesine bir acikhava muzesi tabii ki UNESCO'nun korumasi altinda.

Turistik bilgilere gelince; sehirde tabii ki gorulmesi gereken yuzlerce bina, anit, yapi, meydan, vs var. Arena, can kulesi, Juliet'in evi, Juliet'in mezari, Romeo'nun evi, bircok kilise ve muze bunlarin arasinda. Tum muze ve anitlara giris kisi basi 4 €. Ancak, gunluk kart alirsaniz tum muze ve anitlari bir tek ucretle gezebilirsiniz. Gunluk kart kisi basi 8 €, uc gun gecerli kart ise 12 €. Bence, bu da dahihane bir fikir. 8 €, tum muzeleri ve anitlari gezmek icin cok ucuz bir fiyat.

Sehir hakkinda daha fazla bilgi icin:
Verona - Wikipedia
Verona - Turizm rehberi
Verona - Sehrin resmi websitesi
Romeo & Juliet - Wikipedia

Arena'nin distan gorunusu. Biz ziyaret ettigimizde Verona'da muzik festivali vardi. Dolayisiyla onundeki meydanda standlar kurulmustu.

Arena'nin icten gorunusu. Benim de cok severek izledigim unlu Giselle balesi icin sahne hazirliklari vardi. Boyle bir mekanda Giselle'i seyretmek muhtesem bir deneyim olmali.

Arena'ya bakan binalar. Harika kafeler ile dolu. Capuccinonun tadina doyum olmuyor.

Juliet'in evinde ust kattan Juliet'e Romeo'nun seranat yaptigi meshur balkona bakis.

Juliet'in evinde Juliet'in yatagi. Romeo & Juliet filminin dekorundan aynen getirilip buraya yerlestirilmis.

Can kulesinin tepesinden sehre bakis.

Bir onceki fotografin cekildigi can kulesi. Sehrin en yuksek yapisi.

Juliet'in mezari.

Juliet'in mezarina giden yol. Cok huzur verici bir yoldu.

Yolunuz duserse Verona'yi mutlaka ziyaret etmenizi oneririm. Erken gidin, sehirde kaybolun, tarihi iliklerinizde hissedin, cigerlerinize cekin, kafelerde oturup capuccino icin, mutlaka dondurma yiyin ve tabii ki yuzyillar oncesinde yasanmis buyuk aski siz de yureginizde hissetmeye calisin...

Evet, Verona kesinlikle bir asiklar sehri...

Archi*Sugar

12 Mayıs 2008 Pazartesi

BAHAR - B.E.O.

Buyuyorum, Egleniyorum, Ogreniyorum'da "BAHAR" aktivitesine katilmis olan bloglar:

Hayati Paylasirken
Pi-nik Kus
En Sevgili Minik
Tuana Berra
Ela Selin
Bal Bocugum
Can
Anne ve Bebisi
Ada Kizim
Hayal Alanim
Mutlu Cocuklar
Duru ve Ben
Archi*Sugar
Ibrahim Berk
Talha'nin Dunyasi
Enes-Emin Kardesler
Alperen & Asli
Tatli Kusun Oyun Bahcesi
Cailperi
Ruhuma Takilanlar

Ve tabii ki aktivitelerini sifreli blogtan yayinlamayi tercih eden bircok Montessori Grubu uyesi...

(Gozumden kacan ve konu ile ilgili yazi yayinlayanlar lutfen kusura bakmasin ve mesaj biraksin. Hemen listeye eklenecektir)

"BAHAR" - B.E.O.

Buyuyorum, Egleniyorum, Ogreniyorum aktivitelerinin gecen haftaki konusu "BAHAR" idi. Sanirim hicbir konu bizim gecen haftaki tatilimiz icin boylesine uyumlu olamazdi. Kayinvalidemin Venedik'in kara tarafindaki kocaman bahceli buyuk evi bahari tanimak, hissetmek ve ogrenmek icin idealdi.

Bisikletimizi, sisme havuzumuzu, cadirimizi, toplarimizi; bahar icin bahcede kullanilabilecek ne varsa hepsini arabamiza yukleyip yola koyulduk!

Isvicre'yi terk ederken asagidaki fotograftaki gibi hala soguk ve yagisli bir hava vardi. Gerci bahar yavas yavas kendini gosteriyordu ama Italya'nin sicak bahari ile karsilastirilamaz bile.
Italya'ya vardigimizin ertesi gunu davetli oldugumuz bir 3. yas dogumgununde cocuk boyutundaki sallincakta baharin tadini cikardik, gunes banyosu yaptik!

Babamizla agaclarin yapraklarini inceledik.


Sonra babaannemizin kocaman bahcesinde babamizla cadirda kamp yaptik. En cok da cadirin icinde kitap okumaya bayildik!


Agaclari cok yakindan inceledik. Agaclari incelerken ustundeki karincalari incelemeyi de ihmal etmedik. Karincalari cok ilginc bulduk, dakikalarca karinca surusunu takip ettik!


Cicekleri tanidik ve herseyden harikasi koklamayi ogrendik. Simdi nerede cicek ya da cicek resmi gorsek kokluyoruz. :-) Isin ilginc yani koklamayi sadece babasindan ogreniyor olmasi. Ciceklerin cesitli renklerde ve sekillerde oldugunu gorduk. Ozellikle laleye bayildik!


Kendimizi cimlerin ustune atip dakikalarca kuslari seyrettik. Cimlerin ustune yuvarlandik, coraplarimizi cikarip cimleri hissettik. Toprakla ic iceydik!

Ha evet unutmadan!!! Bunlar da baharda bahcede pisirdigimiz derya kuzulari! :-)))

Kucuk hayatimizin hicbir devresinde toprakla bu kadar ic ice olmamistik. Bir de agac dikecektik ama zamanimiz kalmadi! :-)

Bahari tum varligimizla hissettik!
Archi*Sugar
..........................................................
Buyuyorum, Egleniyorum, Ogreniyorum'da "BAHAR" aktivitesine katilmis diger bloglar:
Hayati Paylasirken
Pi-nik Kus
En Sevgili Minik
Tuana Berra
Ela Selin
Bal Bocugum
Can
Anne ve Bebisi
Ada Kizim
Hayal Alanim
Mutlu Cocuklar
Duru ve Ben
Ibrahim Berk
Talha'nin Dunyasi
Enes-Emin Kardesler
Alperen & Asli
Tatli Kusun Oyun Bahcesi
Cailperi
Ruhuma Takilanlar

Ve tabii ki aktivitelerini sifreli blogtan yayinlamayi tercih eden bircok Montessori Grubu uyesi...

(Gozumden kacan ve konu ile ilgili yazi yayinlayanlar lutfen kusura bakmasin ve mesaj biraksin. Hemen listeye eklenecektir)

Az sonra...

Dondum...

Iki bavul dolusu camasiri makinaya atip, binlerce emailin altindan kalkip, bir suru resim ve yazilarla geri donuyorum... Bekleyiniz. :-)

BEO - "Su" aktivitesi

Buyuyorum, Egleniyorum, Ogreniyorum "SU" aktivitesine katilmis diger bloglar:

Keo's Zone
Aysun & Ibrahim Berk
Pi-nik kus
Erva'nin Gunlugu
En Sevimli Minik
Ela Selin
Mutlu Cocuklar
Talha'nin Dunyasi
Acalya
Hayati Paylasirken
Yusuf Efe
Bal Bocugum
Can
Alperen ve Asli - 1
Alperen ve Asli - 2
Efelerin Efesi
Cailperi
Enes-Emin Kardesler
Bebeksen
Can
Anne ve Bebisi
Minik Kusun Oyun Bahcesi

ve tabii ki Montessori blogunda yayinlanan bircok aktivite...
(Eger gozumden kacan varsa bana haber verirseniz sevinirim.)

30 Nisan 2008 Çarşamba

Kisa bir ara...

Yukarida resmi olan sehre kayinvalidemi ziyarete gidip, geliyoruz...

2 hafta sonra gorusmek uzere.

Esra

29 Nisan 2008 Salı

SU / Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum


Yeni aktivitemiz Buyuyorum, Egleniyorum, Ogreniyorum'un bu haftaki konusu SU idi. Kizim Defne'nin anne sutunden sonra bu dunyada en sevdigi sey su oldugu icin aktivite bulmakta hic zorlanmadik. Gunlerimiz su ile hasir nesir gecti.

Oncelikle gol kenarina gidip ayaklarimizi suya soktuk. Kumsalda kumlari ve cakil taslarini alip suya attik, suda yaptigi dalgalari izledik. Ordeklerin suda yuzusunu seyrettik, onlari ekmekle besledik.

* Ikinci aktivitemiz: Suyu esit bolusturme / bardak dolunca durma

* Malzemeler: Bir surahi, iki birbirine esit bardak/kap, tepsi
* Yapilacaklar: Surahiye bir miktar su doldurun ve cocugunuzdan bu suyu iki bardaga bolusturmesini isteyin. Surahiyi baskin olan eli ile tutmali, diger eli ile surahinin altindan destek olmali (bkz. ikinci fotograf). Bir bardak dolunca durmali, su tasmamali. Ilk olarak, siz ornek gosteriyi yapin. Bu, cok kolay ogrenilen birsey degil, sabirli olun.
* Bizde olan: Uzun zamandir vermeyi istedigim bir egitimdi, bu. Aktivite konumuz su olunca hemen denemek istedim. Ilk seferde basarisiz olduk. Bardak tasinca durmadi. Aktiviteyi 2-3 gun ustu uste yapinca gelismeler gayet bariz goruldu. Bardak dolunca duruyor. Ancak bir sure daha pratik yapmasi gerektigini dusunuyorum. Daha alacak yolumuz var yani.


* Ucuncu aktivitemiz, termik siseler / soguk sicak.

* Malzemeler: Termik siseler tipik Montessori Materyallerinden biri. Orijinallerinin fotografi asagidaki gibi: Ancak bu siseleri evde de yapmak mumkun. 8 tane birbirine es kucuk sise edinin. Hepsi bu.

* Yapilacaklar: Cocugunuzun yasina ve tecrubesine gore siselerin sayisini degistirebilirsiniz. Once iki sise ile baslayin, 8 siseye cikarin. Siselerin kullanimi soyle: Siseleri 4erli olarak iki gruba ayirin. Sicak, ilik, sogukca ve soguk olmak uzere ikiserli olarak siselere cesitli sicakliklarda sivi koyun (su). Siseleri karisik olarak cocugunuzun onune koyun ve ayni isidaki siseleri bularak eslemesini saglayin. Bunu aktiviteyi yapmadan once sicak-soguk kavramlarini ogrenmis olmasi gerekiyor.

* Bizde olanlar: Defne henuz sicakliklara gore esleme yapmaya hazir degil, cok kucuk. Dolayisiyla kendisine iki sise verdim. Birinde sicak, digerinde soguk su vardi. Sicak ve soguk kavramlarini anlattim. Eline sicak siseyi vererek "sicak", soguk siseyi vererek "soguk" dedim. Zaten sicak kavramini biliyordu daha onceden. Ayni anda hem sicak hem sogugu elinde hissetmek cok hosuna gitti. Sularin isilari esitlenene kadar siselerle oynadik.


* Dorduncu aktivitemiz, batti / yuzdu

* Malzemeler: Bir kap, batan ya da yuzen cisimler, su
* Yapilacaklar: Kaba su koyun ve cisimleri tek tek icine atmasini saglayin. "Yuzuyor", "batiyor" kavramlari ile tanistirin.
* Bizde olanlar: Defne ile daha once de yapmistik bu aktiviteyi. Defne buna bayiliyor. Biraksam saatlerce oynar herhalde. Batti, yuzdu kavramlarinin disinda da bircok kavramla tanisiyor bu oyunu oynarken. Ornegin gecen gun ogretmeye calistigim "doldu, tasti" kavramini burada da tekrar ettik, kaplardan kaplara su aktardik, kaplarin icine hayvanlari sakladik, bulduk. Isin ilginci ordek batti, zurafa yuzdu. :-P


Bu aktivitelerin disinda su deneyi bu sefer farkli sekillerdeki bircok buz kalibi ile yaptik. Sonuc, mukemmel. Gecen sefer yerlerine geri yerlestirdigi icin bu sefer farkli sekiller kullanmak istedim. Buzlari adeta birer puzzle gibi tek tek dogru yerlerine yerlestirdi.

Ayrica yuzmeye gittik. Zaten en sevdigi seylerden biri. Saatlerce yuzdu.

Biz, cok eglendik. Ya, siz? :-)
Archi*Sugar
......................................................
"SU" aktivitesine katilmis diger bloglar:
Keo's Zone
Aysun & Ibrahim Berk
Pi-nik kus
Erva'nin Gunlugu
En Sevimli Minik
Ela Selin
Mutlu Cocuklar
Talha'nin Dunyasi
Acalya
Hayati Paylasirken
Yusuf Efe
Bal Bocugum
Enes-Emin Kardesler
Bebeksen
Can
Anne ve Bebisi
Minik Kusun Oyun Bahcesi

ve tabii ki Montessori blogunda yayinlanan bircok aktivite...
(Eger gozumden kacan varsa bana haber verirseniz sevinirim.)

28 Nisan 2008 Pazartesi

Iki Sobe: Beni etkileyen uc kadin / Kitaplar

Normalde iki sobeyi ya da konuyu ayni yazi icinde asla yazmam ama carsamba gunu yolculuga cikacagimiz icin ayri ayri yazmaya zaman kalmadi. :-)
------------------------------------------------------------
Ilk sobe, sevgili Sinem'den geliyor. Konu, yakinlarim haricinde beni etkileyen uc kadin.

1. Cocuklara ve egitime adanmis bir hayat.

Maria Montessori: eh bu blogu takip edenler icin pek de sasirtici bir durum degil. Ozellikle hayati hakkindaki filmi seyrettikten ve hayatini okuduktan sonra hayranligim bin kat daha artti. Egitime ve cocuklara adanmis bir hayat. Kendi oz cocugunu yillarca oglum diye bagrina basamamis, sevdigi adama asla ihanet etmemis ama ihanete ugramis, bir ozgur ruh. Yuz yil once ortaya koydugu egitim kriterleri, bugun tum dunya tarafindan kabul edilmis, hayatimiza girmis, mutlak gercekler olarak vazgecilmez bir hal almistir.





2.Yardimlara adanmis bir hayat.

Lady Diana: O, masallara layikti, bu dunya icin fazla mukemmeldi, melek oldu, gitti. Sadece yuzunun guzelligi degil, kalbinin temizligi, yardimseverligi, sanssiz secimleri ve mukemmel bir anne olmasiyla hepimizin kalbinde yer alan masallar prensesi. Kurdugu vakiflar, yardim ettigi kuruluslar, uslendigi misyonlar, hayalleri, amaclari hic unutulmadi. Gec buldugu, erken kaybettigi sevdigi ile birlikte layik oldugu yere kanatlandi, gitti...






3. Bilime adanmis bir hayat.

Marie Curie: Bilime adanmis bir hayat, bilim icin verilmis bir can. Curie, cocuklugumdan beri hayran oldugum insanlardan biridir. Sadece bilime yaptigi muhtesem katkilar ya da kazandigi Nobel odulleri icin degil, yaptigi kimyasal arastirmalar sonucu hasta olmasi ve bu yolda canini vermesi nedeniyle de. Bize biraktiklari bir omre bedel.






Keske bizler de bu kadinlarin dunyamiza kattiklarinin milyonda birini kendi dunyamiza katabilsek. Onlar gibi amaca odaklanmis, cozum uretmeye yonelik bir ufak calisma yapabilsek. Bu uc kadinin ortak ozelligi, ozel hayatlarini, hatta hayatlarini hice sayarak dunyaya kocaman izler birakmis olmalari. Ucunun de yaptiklari asla unutulmayacak. Ucu de bu dunyayi degistirdi; binlerce yil da gecse, bu gercek asla degismeyecek...

------------------------------------------------------------
Ikinci sobe ise sevgili Ozlem'den geldi. Konu, kitaplar...

Benim kitaplarla tanismam bebekligime gidiyor. Daha okuma yazma bilmezken, 2-3 yaslarinda, ayni kitabi evde kimi bulduysam binlerce kere okutur, sonunda kelime kelime ezberler, sanki okuyormus gibi tekrarlardim. Kutuphanem evimin her zaman en onemli koselerinden biri olmustur. Kitaplarim ise birer mucevher.

Ben, populer kitaplari okumayi sevmem. Daha dogrusu populer kitaplari populer oldugu zamanda okumayi sevmem. Ne zaman ki o kitap artik bestseller olmaktan kurtulur, her yerde yazilip cizilmekten vaz gecer, iste o zaman benim icin okunma vakti gelir.

Her kitap icin yasadigim durum farklidir. Bazen tum gece oturup bir kitabi tek bir gunde bitirirken, bazisina baslar aylarca tek sayfa cevirmeden beklerim. Bu, sanirim kitabin icerigi kadar benim hayatta yasadigim donemlere de bagli. Ruh halim ve yasadiklarim, kitap secimimi ve okuma hizimi etkiliyor.

Artik yurtdisinda yasadigim icin mecburen kitaplarimi topluca alip yanimda getirmek zorunda kaliyorum -ki bu durum hic hosuma gitmiyor. Ben, kitapciya gidip kitaplar arasinda kaybolup, hepsinin sayfalarini karistirip, o donemki ruh halime gore kitap secmeyi severim.

Kitaplarimi, kiristirmadan, koselerini kivirmadan, sayfalarini bozacak sekilde acmadan okumayi severim. Kutuphanemdeki kitaplarin cogu okunmamis gibi yep yenidir. Kitaplar, mucevher gibidir. Kotu muameleye gelmez. Sevilmelidir onlar, saygi gosterilmelidir. Kisirik, sayfalari cizilmis, yipratilmis, koseleri kivrilmis kitaplari okumayi sevmem.

Asla koselerini kivirmam, kitap ayraci kullanirim. Rengarenk, dunyanin cesitli yerlerinden alinmis kitap ayraclarim vardir. Onlari da sevgiyle, itinayla saklarim.

Her biri icinde ayri bir dunya saklar, kitaplarin. Acip okudukca o yeni dunyayi kesveder insan. Her seyin artik buyuk bir ivme ile degistigi ve hareket ettigi gunumuzde dahi kitapsiz bir hayat, susuz bir yaza benzer. Can cekisir insan, kitapsiz. Insanlik ise... olup gider...
------------------------------------------------------------
Simdi bir sihir yapip, beni sobeleyenlerin sobelerini degis tokup yapiyorum. Sinem'i ikinci konu ile, Ozlem'i ise ilk konu ile sobeliyorum! Kizlar, yine ebesiniz!!!

Archi*Sugar

26 Nisan 2008 Cumartesi

Cocuklarla Yeni Bir Aktivite

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum

Montessori mail grubumuzda bir fikir ortaya cikti; her hafta cocuklarimizla yapacagimiz bir aktivite. Her hafta bir kelime ortaya atilacak ve bu kelime ile ilgili ne istiyorsak herkes kendi cocugu ya da cevresindeki bir baska cocukla bir aktivite yapacak. Blogu olanlar isterlerse aktivitelerini kendi bloglarindan yayinlayacaklar. Bircok arkadasimiz tarafindan heyecanla karsilanan bu aktivitenin hepimizin ufkunu acacagini, yeni fikirler verecegini ve boylece cocuklarimizla eglenmek icin bir sans elde edecegimizi dusunuyorum. Yapilacak aktiviteler, cocugun gelisimine faydali olacak, bedensel ve/veya zihinsel calisma gerektirecek aktiviteler olursa cok daha faydali olacaktir.

Iste detaylar:

* Aktivitemizin ismi, oylama sonucu: Buyuyorum, Egleniyorum, Ogreniyorum

* Aktiviteye katilacaklar: Isteyen HERKES

* Yas araligi: 0 - 18 yas.

* Yapilmasi gerekenler: Haftanin kelimesini ogrenmek, o kelime ile ilgili cocuklarla en az bir aktivite yapmak ve bizlerle paylasmak.

* Blogu olmayanlar ne yapacak?: Blogu olmayanlar, eger aktivitelerinin yayinlanmasini istiyorsa, o hafta yaptiklari aktiviteyi detaylariyla anlatan bir yazi ve en az iki fotografi (yuzlerin gorunmesi gerekmiyor) montessori@archisugar.com adresine gonderebilirler. Archisugar blogundan yapan kisinin ismi/takma ismi ile yayinlanacaktir.

* Cocugu olmayanlar ne yapacak?: Cocugu olmayan, cocugu cok buyumus olan ya da cocugu yaninda olmayan, aktiviteyi yegeni, kuzeni, komsu cocugu, ogrencileri, vs. ile yapabilir.

* Banner: Blogumuza aktivitemizin banner'ini eklemek isterseniz asagidaki banner kodunu kopyalayip blogunuza eklemeniz gerekiyor:



Baska sorulariniz varsa, yorum bolumune ekleyebilirsiniz. Cocugu olan bircok blog yazari bu aktiviteye zaten katildigi icin haftanin kelimesini ogrenmekte zorlanmayacaksiniz.

Hersey tamamsa, haftanin kelimesini acikliyorum:

SU


Yonlendirmemek ve fikirleri sinirlamamak icin aktivite fikri vermeyecegim. Akliniza SU ile ilgili ne geliyorsa yapabilirsiniz. Cocugunuzun gelisimi icin onemli bir adim olmasina dikkat ederseniz, daha faydali bir aktivite olur.

Herkese iyi calismalar dilerim.

Sevgiler
Esra S.B.
Archi*Sugar

25 Nisan 2008 Cuma

Kelime Oyunlari: "SIR"

Bir kucuk fabl
...............................

KUNDUZUN SIRRI

Genc guzel bir ceylan ile dostu kunduz ormanda yuruyorlarmis. Aralarindaki yas farkina ragmen yillardir ayrilmayan iki dost olmanin zevkini cikariyorlarmis. Gol kenarina gelince durmus, su icmek ve dinlenmek icin mola vermisler. Dosluklari ta ceylanin dogumuna kadar gidiyormus. Annesi kucuk ceylani dogururken olmus, son nefesini vermeden once de yavrusunu ormanin diger yardimsever hayvanlarina emanet etmis. Kunduz ise o gun ceylanin annesine verdigi sozu asla bozmamis, her yardima ihtiyaci oldugunda yaninda bulunmus. Simdi ise, her zamandan daha cok yardim gerektigini farkindaymis kunduz.

Dun yine kurt amcalar bana yiyecek verdi, demis kucuk ceylan heyecanla.

Tum temkinlerine ragmen ceylanin yine o kurtlarla gorustugunu, onlardan yiyecek aldigini duymak, kunduzu sasirttigi kadar da uzmus.

Ben sana kac kere kurtlardan yiyecek alma dedim? Onlar kurt! Iyi gorunduklerine bakma, seni yalamadan yutarlar!

Hayir! demis ceylan. Onlar bana yardim ediyor! Hem biliyor musun, bana ozgurlugumu vereceklermis. Ben artik ozgur olacakmisim!

Iste bunu duyan kunduzun, tepesi atmis! O ana kadar korudugu sessizligini bozmanin artik zamani oldugunu fark etmis. Ozgurluk mu? Ozgurluk? Sinirine hakim olmaya calisarak sesini alcaltmis ve babacan bir tavirla,

Sana bir sir verecegim, demis kunduz. Cok heyecanlanmis kucuk ceylan. Kunduza iyice sokulmus, kucuk kulaklarini diklestirmis, merakla beklemeye baslamis. Cok severmis sirlari. Hele kunduz gibi bilge birinin agzindan cikanlari.

Dinle beni demis kunduz.

Sen, bir ceylansin. Ceylanlar zaten ozgu