Try right click.

Thomas Anders - Love Of My Own

06 Temmuz 2009 Pazartesi

Buyu...

Thomas Anders / 03.07.2009

Buyulu bir ses seninki... Beni taniyanlar orada olacagimi biliyordu... Bir dahaki sefere kadar... Hoscakal...

Daha fazla detay icin sevgili Kemal'in sayfasina buyrun...





Thomas Anders & ben / 03.07.2009








02 Temmuz 2009 Perşembe

Temmuz...

Sıcagiyla geldi guzel ay...

Hayatimin en onemli anlarinin ayidir Temmuz. Kutlamalar, yildonumleri, dogumgunleri ve daha yuzlerce surpriz... Bir yilin konsantre hali sanki benim icin. Gereksiz parcalarindan arinmis, en guzel detaylarla suslenmis, sicak mi sicak, ask dolu guzel ay... Bu sene de guzel bir surprizle geldin... Hosgeldin...

Archi*Sugar

19 Haziran 2009 Cuma

Tik tak...

Tik tak... tik tak... tik tak...

70li yillarin ikinci yarisi... Tek haneli yaslarimin ortalari... Teyzemin Bab-i Ali Yokusu'ndaki yazihanesinde tuslarina hizli hizli bastigi daktilosunun sesini dinliyorum. Yarim acilmis yesil kalin jaluzilerden iceriye suzulen gunes isiginin art deco koltuklarda oynadigi oyunlar o kadar ilgimi cekmis ki arasina karbon kagidi koydugum kagitlara resim yapmayi birakip pencerenin pervazina oturuyor ve disariyi seyrediyorum. Uzerimde hala teyzemin cubbesi...

Tam karsimda Vilayet Kolagi'nin girisi...

Arnavut kaldirimi yokusta tek tuk gecen arabalar ve hizli hizli bir yerlere yetisen zarif ve caliskan insanlar...

Bugun...

Tik tak... tik tak... tik tak...

2000li yillarin ikinci yarisi... Yeni binyilin tek haneli yillarinin sonlari... Yine Bab-i Ali Yokusu'nda, bu sefer biraz daha yukarida... Teyzemin yazihanesinde... Bilgisayarina hizli hizli yazip printerdan aldigi ciktinin sesini dinliyorum. Oylesine ozlemisim ki bu yokusu, ince gri jaluzileri yukariya cekip sokagi seyrediyorum. Teyzemin cubbesi ise tonet askida bu sefer...

Vilayet Kolagi asagida kalmis... Cumhuriyet, binasindan tasinali cok olmus... Asfalt yol ve bir turlu bitmek bilmeyen bir insaat. Trafik tikali, korna seslerinden klavyenin sesini duymak mumkun degil. Ve insanlar... kosturan, bagiran, yorgun ve cok sayida insanlar...

Basim iki elimin arasinda, seyrediyorum... 30 sene sonra... Ben, yine ayni cocuk... Tonet sandalyeler yerli yerinde... Art deco koltuklar sadece yuz degistirmis... Teyze yine ayni teyze... Cadde yine ayni cadde...

Penceremdeki manzara ise... bir baska dunya...

Dunya degisecek elbet. Teknoloji de... Bilgisayarin daktilonun yerini almis olmasindan daha dogal birsey yok. Arabalarin cogalmasi normal... Gazetelerin yerinin degismesi de. Hatta yollarin asfalt kaplanmis olmasi bile beni o kadar da rahatsiz etmiyor... Havadaki egzoza karismis sigara kokusu ise artik bu sehirde kacılamaz bir gercek...

Gectim hepsini... 30 kusur sene ayni sehrin havasini solumaktan, bir karmasa icinde buyumesine sahitlik etmekten zaten zorla alistirildim bunlara...

Iyi de...

Niye degisir ki insanlar? Ne zaman bu kadar acimasiz oldular? Ne zaman bu kadar kaba? Ne zaman bu kadar bencil ve baska?

Uzaydan mi indi tum bu insanlar? Isinlandi mi sehrime? Yoksa hep vardi da ben mi gormedim? Peki ya 30 sene once ayni yokusta yuruyen o zarif, kibar ve caliskan insanlar nerde? Onlari da uzaya mi isinladik yoksa?

30 sene once yolda gordugum ey guzel insanlar... geri gelin lutfen... Arnavut kaldiriminin gitmis olmasini kabul ettim ama... sizsiz bu sehir bir baska...

Tik taklar bile artik sacma...

Archi*Sugar

04 Mayıs 2009 Pazartesi

23 Nisan

Bir Montessori blog yazarindan 23 Nisan Kayseri izlenimleri:
Good Tree Montessori Homeschool


Archi*Sugar

01 Mayıs 2009 Cuma

23 Nisan - Oyuncak arkadasim

Montessori Egitimi email grubumuzda 23 Nisan sebebiyle bir oyuncak hediyelesmesi yaptik. Biz, sevgili Aysegul'un ikizlerinden biri olan tatli Zeynep'e hediye gonderirken, Defnecigime de sevgili Emel ve kizi Zeynep Asya hediye gonderdi.


Defne'nin uyudugu saatlerde aksamlari hazirladigim 23 Nisan Lapbook'u ve Defnecigimin sectigi iki Tubitak kitabi, bizim Ankara'ya Zeynep'e gonderdigimiz hediyeler oldu.

22 Nisan gunu kapimiz calinip da kargoyu gorunce ben de cocuklar gibi sendim. Hediyeleri hem gondermek hem almak nasil da guzel bir duygu veriyormus insana. Hele cocuklar soz konusu olunca. Her iki minnosu da henuz yuz yuze gormemis olsak da onlardan bir parcayi, bir gunu, bir gulucugu paylasmis olmak muhtesem bir duygu.

Paketimizi 23 Nisan gunu diger hediyelerle birlikte actik. Defnem ozenle hazirlanmis paketten cikanlara bayildi. Paketimizden bir doktor takimi, sevgiyle ve ozenle hazirlanmis bir lapbook ve bir de kucuk bakir kova cikti. Doktorculuk oynamaya zaten bayiliyor Defnecik. Ozellikle gercekten doktor olan teyzesiyle doktorculuk oynamak ona ayri bir zevk veriyor. Lapbookumuzu tek tek inceledik ve hala incelemeye devam ediyoruz.

Hem hediyelerimizi gonderidigimiz Zeynep'e hem de hediye aldigimiz Zeynep Deniz'e bu guzel ve anlamli gunu bizlerle paylastiklari icin tesekkur ediyoruz.

Iste postadan bize Ankara'dan sevgi tasiyan, Defne'ye gelen hediyeler. Bizim gonderdigimiz lapbookun fotolarini ayrica paylasacagim.

Archi*Sugar


26 Nisan 2009 Pazar

Kelime Oyunlari: "HATIRALAR"

Bu yazi Oyku Atolyesi'nin Kelime Oyunlari isimli calismasi icin yazilmistir. Diger kelime oyunlari yazilarimi okumak icin gerekli link.
...........................................................
Tozlu bir kutudur hatiralar... Acip baktikca her yanina bulasir tozlar. Tatli tozlar, eksi tozlar, aci tozlar... Gulumseten, aglatan, haykirtan tozlar...

Bir bakiyorum yuruyorum yagmurlu bir aksamda annemle el ele, bir bakiyorum kosuyorum en sevdigim dostumla parkta. Sonra yuzuyorum dedemle sicak denizde... Aliyorum 3 gunluk kardesimi kucagima, bir bakiyorum kardesim kizim olmus bir anda. Basimi yasliyorum arkadasimin omzuna, dinliyorum tum ogutleri heyecanla... Hatiralar... tozlu, sevgi dolu hatiralar...

O gun...

Aferin dedi bana yuzumu oksayan guclu eliyle. Bir elinde tuttugu taktir belgemi tum dikkati ve gururuyla bir daha inceleyip bana verdi. Hep gurur duyardi benimle. Fikret de hayatta olsaydi, gurur duyardi, dedi bugulu gozlerle. Uzakta bir yerlere bakiyordu simdi. Ben hic tanimamistim, Halil Fikret'i. Insan hic tanimadigina ozlem duyar mi? Duyarmis iste. Icim buruk buruk olmustu, bu sozun ustune.

Basimi onun baktigi yone, gunesin isigiyla isil isil olan denize cevirdim. Karsida gorunen ada hangisiydi? Sorsam mi? Hep sevmisimdir adanin pufur pufur havasini. Asirlik agaclarin altinda oturmus cayimizi yudumlar, biraz once asagidaki pastaneden aldigimiz, en sevdigi visneli mekik kurabiyeleri zevkle yerken, cevremizden her gecislerinde selamlastigimiz tatli yuzleri seyrederken Anadolu Kulubu daha bir dost gelmisti bana.

Istersen denize gir dedi, gozlerimin ta icine bakarak. Kac yasindaydi acaba? On yil once dedemin cenazesinde en kucukleri bir ben kaldim diye aglamisti uzuntuyle. Ortanca kardesleri oleli cok uzun yillar olmustu, buyuk abisi olan dedem oleli on sene. Esini kaybedeli ise bir omur nerdeyse. Cocugu yoktu, hic olmamisti. Ankara'da bizlerden uzak tek basina yasarken, yaninda yuzlerce dostu da olsa bize yakin gecirdigi Buyuk Ada ve esinin kurucusu oldugu AnadoluKulubu yazlari, belki de onun en mutlu gunleriydi.

Pek tanimamak, pek anlamamak, yaninda surekli kontrollu olmak da ona karsi hislerimden bazilariydi. Otoriterdi... Ogretmenlik, cumhuriyetin kurulus ve yukselisine en yakindan sahitlik etmis olmak, en yakinlarinda hep burokraklari tanimak, Turk egitim sisteminin temel taslarini koymus olan birinin esi olmak... Onu distan soguk biri yapmisti...

Ben onu hep soguk biri olarak tanidim... Cekindim...

O gun, orada pufur pufur ada gununde, elimde visneli mekigim, karsimde dunyanin en guzel manzarasi ve kulagimda bir Mozart parcasi varken... benim hayatima da bir temel tasi koydugunu bilemezdim...

Insanlar, gullerin dikenleri icin hayiflanmayi birakip dikenler arasindaki guller icin sukretseler, mutlu olmayi becerebilirlerdi dedi bana sakin ve tatli sesiyle. Elimi tuttu, gordugum en sevkatli haliyle yine gozlerimin icine bakti. Mutlu ol dedi. Mutlu ol... Gulleri gormeye calis hayatta... Dikenler gelip gecicidir. Guller, hayati guzellestirir.

Bana hayati anlatti o gun. O anlatti, ben dinledim. O anlatti, ben hayran kaldim. O anlatti, hayati tanidim. O anlatti, onu tanidim. O anlatti... onun icindeki gulu kesvettim...

Dikenlerdi onun guzel gul kalbini gizleyen. Ben, dikenleri gormekle o kadar mesguldum ki goremiyordum o pembeye calan bordomsu parlak ve mukemmel gulu. Bulutlari sildi gozumden... Gunesi gosterdi bana. Dikenleri kesti tek tek... Guldu artik karsimda tek duran.

O anlatti... Ben dinledim... O anlatti... Ben dinledim...

O gun bitip de vapurla sehre donerken karmakarik aklim ve kulagimda cinlayan hayat dersleri ile, o gunun O'nu gorusumun son gunu olacagindan habersizdim.

Bir hafta sonra aci haberle caldi telefonumuz.

Denize girmis sabah ayazinda. Yorulmus... Odasina cikmis, banyosunu yapmis, yatagina yatmis. Her zamanki gibi tertemiz, ozenli ve titiz... Yataginda son nefesini vermis.

Ankara'da hayatimda ilk ve son kez, gozlerimin onunde cansiz vucudu yikanirken, o gun anlattiklari birer birer gozumun onunden geciyordu. Sicak ve kuru bir Temmuz gununde, onu son yolculuguna ugurlarken o gun icin sukrediyordum... Bana biraktigi essiz miras icin... O gunun son nefesini vermeden yasandigi icin.

O gun, o sicak Temmuz gununde, pufur pufur bir Buyuk Kulup aksamustusunde, asirlik agaclarin altinda, visneli mekigimi yerken... Hayatin gulunu gordum... Dikenlerin gizledigi gulu...
Pembeye calan bordomsu parlak ve mukemmel gulu...

Huzur icinde uyu...

Archi*Sugar

16 Nisan 2009 Perşembe

Gurur

Montessori ogretmenleri icin hazirlanan Montessori Teacher Training blogu bugunku yazisini 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Cocuk Bayrami'na ayirmis. Cocuklara "ozgurluk" ve "baris" kavramlarini anlatmak icin bugunun dunya cocuklarinca nasil kutlanabilecegini ve bugunun tarihcesini yazmis. Gurur verici ve insanin gozlerini yasartici bir yazi...

Ne buyuk gurur bizim icin.

Atam... sen ne buyuksun. 89 sene sonra bile bugun, dunya "ozgurluk" ve "baris" kavramlarini cocuklarina anlatmak icin senin ektigin tohumlarin meyvelerini sunuyor.

Sen rahat uyu... Dunya senin izinde...

Montessori Teacher Training

Yurtta sulh, cihanda sulh...

Archi*Sugar

15 Nisan 2009 Çarşamba

Cocuklarindan Sana Saygi...



Bir cocuk, bin cocuk...
Tutmak elinden, yurumek yan yana... ayni umuda...
Guven dolu bir el, sevgi dolu bir kalp, adanmis bir omur...

Bugun... 23 Nisan'a bir hafta kala...
Elimi yine tutsan keske...
Yurusem seninle umut dolu gelecege...
Sen... Ulu onderim...
Ozluyorum seni...
Cok...
................................................
Archi*Sugar

Tesekkurler Oyku

Ataturk icin diger yazilarim:
23 Nisan 2008
Ataturk'e Mektup

10 Nisan 2009 Cuma

Montessori - Kartpostal Degistokusu


Bir Montessori ogretmeni olan ve harika bir Montessori blogunun yazari olan sevgili Jo'nun (A Bit of This and A Bit of That) duzenledigi 2009 Kartpostal degistokusu (ve arkasinda o ulkeye ait cocuklarla yapilabilecek bir tarif) icin hazirladigim Istanbul kartpostallari ve arkasinda mucver tarifleri su anda dunyanin dort bir yanina yola cikmis bulunuyor. Amerika, Ingiltere, Endonezya... bakalim sizin elinizden mucver nasil oluyor... Sizin tariflerinizi de dort gozle bekliyorum.

Happy swapping... :-)

Archi*Sugar

01 Nisan 2009 Çarşamba

Kelebek Lapbook

Daha onceki lapbookumuz: Penguen Lapbook

Hem baharin gelmesi hem de kizimin kelebeklere olan ilgisinden dolayi bu seferki lapbook konumuzu kelebekler olarak sectim. Tahmin ettigim gibi kizim kitabini gorunce cok cok begendi ve hergun cikarip tum ozelliklerini tekrar tekrar gozden gecirdi. Iste kelebek lapbookumuzun detaylari. (fotograflarin daha iyi incelenebilmesi icin herzamankinden biraz daha buyuk tuttum, ustune tiklamaniz yeterli)

Lapbookun on kismi

Lapbookun arka yuzu


Yararlandigim Linkler

Kapak Sayfasi:
  • montessorimakers yahoo group'tan "Sandpaper Letters"in K harfi... kesip zimpara kagidina tersten cizip kesilmis
  • Mavi kelebek resmi: Preschool Post Butterfly Lessons
Arka Kapak Sayfasi:
Ic Sol Sayfa:
  • Kelebek simetrisi - Homeschool Share , Butterfly lapbook - Symmetrical Butterfly
  • Simetrik kelebegin icindeki yazi - Bir minik kelebek ront
Bir minicik kelebek uctu geldi donerek
Kondu bir papatyaya cok mutluyum diyerek
Papatya cok haindi birden bire silkindi
Yere dustu kelebek, ah vah diyerek
Ordan bir ari geldi kelebege el verdi
Kurtardi kelebegi o minicik melegi
Ic Orta Sayfa:
Ic Sag Sayfa:
Ekler: (bu bolumdekileri de diger kartlarda yaptigim gibi lamine ettim. Her kullanimdan sonra cizgileri siliyorum.)Archi*Sugar

02 Mart 2009 Pazartesi

BEO - Geometrik Sekiller / Metal Insets (Metal Sablonlar)

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum aktiviteleri, iki haftada bir konu degistirilen, cocuklarla / cocuklarimizla uyguladigimiz aktiviteler zinciridir. Diger arkadaslarin aktivitelerini incelemek icin Montessori Egitimi Blogumuzu ziyaret edebilirsiniz.
**************************************


Montessori dil materyallerinden olan "Metal Insets" (Turkce'ye metal takmalar ya da metal sablonlar olarak cevirebiliriz), yazmaya hazirlik icin kullanilmaktadir. Montessori sinifinda, metal insets rafinda farkli geometrik cekillerde 10 adet 14x14cm boyutlarinda metal sablon, cesitli renklerde14x14cm boyutunda kagit, her rengin farkli tonlarinin bulundugu kalemlikler ve kalemler ve iki kalem koymak icin bir kalemlik bulunur.

Uzun aramalar sonucunda internetten plastik olanlarini bulup bir sure once satin aldigim bu geometrik sablonlari Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum etkinliginde kizima sunmanin uygun olacagini dusundum.

Oncelikle metal insets hakkinda bilgi almak icin asagidaki linkleri inceleyebilirsiniz:
Nienhuis katalogu - Metal insets
The Joy of Learning - Metal Insets

Metal insets'in cocuga nasil tanitilacagini uzun uzun okudum ve dinledim. Oldukca konsatrasyon gerektiren bir ders. Bu sablonlar cocuga tanitilmadan once pratik hayat ve duyu calismalari yapmak gerekiyor. Genellikle 4 yas civari tanitiliyor.

Oncelikle bir sablon aliniyor, ayni boyunda kesilmis kagit (burasi cok onemli, disariya kagit tasmamali) (14x14 cm) ve iki kontras renkteki kalem ile cocuga sunuluyor. Kagidin ustune sablonun dis bolumu ozenle yerlestiriliyor. Kalemlerden biri alinip sablonun ic kismi kagida ciziliyor. Sablon kaldirilip kalem degistiriliyor ve diger kalemle cizilmis olan geometrik seklin icine soldan saga (onemli!) dogru paralel cizgiler ciziliyor. Cizme isleminde ustastikca cizgilerin arasindaki boslugun cok cok kuculmesi bekleniyor. Bu cizme islemini yaparken kalemi tutus sekli cok onemli.

Bu sablonlar ve soldan saga cizilen cizgiler, kucuklerde yazmaya hazirlik, yazan cocuklarda ise yaziyi duzeltmek icin kullaniliyor.

Cizme isleminde ustalastikca ayni kagitta farkli sablonlar kullanarak cesitli geometrik resimler yapmak mumkun. Asagidaki linklerde bu sekilde yapilmis resimlere de ornekler bulacaksiniz (Homefray'in videosunda).

Bu konudaki Montessori dersleri icin asagidaki linkleri inceleyebilirsiniz:
Montessori Primary Guide - Metal Insets
Montessori World
Margaret Homefray'in videosu - mutlaka izlenmeli.
Montessori Writing Activities - ehow - video

Metal insets'i kizima sunmadan once hazirliklar yapmam gerekti. 14x14 cm boyutunda cesitli renklerde kagitlar hazirladim ve Homefray'in videosunda gosterdigi kalem setini satin aldim. Asagida goruldugu gibi kizima sundum. Once nasil cizilecegini gosterdim ve sonra ondan aynisini yapmasini istedim.

Sablonu kullanmasi gayet iyi ancak kalem tutma sekli kesinlikle istenilen gibi degil. Simdilik...
Daha uzun sure ustunde calismasi gerektigini dusunuyorum.

Archi*Sugar

...............................
Bir baska Montessori Materyali yazim: Pembe Kule & Kahverengi Basamaklar

25 Şubat 2009 Çarşamba

Salonumda... sessizligin sesi...

Herkes yatinca cok sessiz oluyor ev. Sessizligi dinliyorum tek basima... Los ve gul kokulu salonda. Alip uzaklara goturuyor beni sessizlik. Ozledigim insanlara, sevdigim insanlara, yakinda gorecegim insanlara, umutla gormeyi bekledigim insanlara, hic goremeyecegimi bildigim insanlara... ve... gormemin imkansiz oldugu insanlara...

Sen gideli cok oldu...

Sen gideli...

Bosver!..

Sen gideli cok sey oldu, anlatmakla bitmez ki. Yillari saymayi birakali cok oldu.

Yanimda misin simdi? Goruyor musun beni? Sen onu soyle... Inandigin, guvendigin, umut ettigin hersey olmus muyum sence? Biraktigin cocuk muyum hala? Hala ayni hayalperest cocuk?

Gelsen yine... koysam basimi omzuna... sarilsam narin kollarina. Anlatsan bana cocuklugunu. Senin dilinden hic duymadigim cocuklugunu. Kardeslerini anlat, anneni anlat, Yanya'yi anlat. Sen anlatirken ben cocuktum, disaridaki arkadaslar daha cekiciydi benim icin. Yalanciktan yapilan kamplar, saatlerce oynanan yakar toplar, denizde balik olmalar, daha degerliydi o zaman. "Ne aptalmisim" demek en kolayi ama...

Bugunku aklimda donmek mumkun mu cocukluga? Denizden bir saat once donsem eve simdi, basbasa cay icsek senle. Anneannem de olsa yanimizda... Bir yanimda sen, bir yanimda o... Yine dondurma alsan bana... Anneannem de cekirdek ayiklasa... Hop hepsini yesem toptan. Ustune de bir sise kola.

Akmasa gozyaslarim simdi. Ya da... sen silsen yanaklarimdan suzulen damlalari, cebinden cikardigin utulu mendilinle... Icim buruk buruk olmasa seni dusununce. Hayaller dugum dugum baglamasa kalbimi yine. Sarilsam sana... yillarin ozlemiyle...

Simdi... Los ve gul kokulu salonumda... yattigin yerden cok uzakta... burada... sen tam yanimda... imkansizi basarsak... Sarilsam sana...

Los ve gul kokulu salonumda...

Archi*Sugar
...................................
O'na yazilmis diger yazilarim:

Mutlulugun Resmi
Sana
Mazide Kalmis Bir Ani

22 Şubat 2009 Pazar

Ruya

Bir ruya gordum...

Dun degil... Gecen ay degil... Bu sene degil... Kac sene olmus ki? Bir omur sanki... Kimin umurunda... Sanki dun degil mi...

Pembe bir ruyaydi geceme giren. Pembe, cicek kokulu bir ruya. Etrafta bugulu guzel bir duman. Yerde serilesi bir yumusaklik... Elimde kocaman bir sevgi...

Sekerler var cevrede. Tatli kirmizi pamuk sekerler.
Balonlar ise her yerde. Ucan parlak hayal balonlar.
Bir pasta gelmis ortaya. Mumlar... isil isil, renkli kucuk mumlar...

Ben...

Uzaklarda da olsam... Sadece sesini de duysam...
Kucaklayacagim simdi iste...
Sarilacagim siki siki.
Tutacagim elini...

Hadi gel...
Mumlari ufle...

Tum o yillara, uzakliga, buguya inat...
Arkadasim... Dostum... Kardesim...
Nice mutlu yillara...

19 Şubat 2009 Perşembe

Penguen Lapbook

"Lapbook nedir" diyenler icin kisaca; icinde bir konu hakkinda cesitli bilgi ozetleri, resimler, oyunlar, vs iceren dosyacik diye aciklayabiliriz. Her yas icin lapbook yapilabilir, sadece cocuklar icin degil. Daha detayli bilgi icin su sayfalari inceleyebilirsiniz:
Wikipedia
Lapbooking
Lapbook Ladies

Ilk lapbook denememizi penguenlerle yaptik. Arastirmasi, hazirlamasi, bir araya getirmesi oldukca zamanimi aldi ama cok da eglendigimi soylemeliyim. Kendimi ortaokulda donem odevi hazirliyormus gibi hissettim. Odevimi ogretmenime, yani kizima sundumda ise cok daha mutlu oldum cuku bana tam not verdi kendisi. :-)

Lapbook hazirlamak cok zevkli, bir konuyu onunla calismak ise cok daha zevkli.

Iste lapbookumuz, detaylari ve hangi bilgiyi hangi siteden aldigimiz. (fotograflarin daha kolay incelenmesi icin boyutlarini biraz daha buyuk tuttum, ustune basip gorebilirsiniz)


Gerekli Linkler

Zarflar: Lapbook Lessons'da buyuk ve kucuk boy zarf cizimleri

Kapak sayfasi:
  • Penguen kes - yapistir. DLTK Kids Penguin Craft Template
  • montessorimakers yahoo group'tan "Sandpaper Letters"in P harfi... kesip zimpara kagidina tersten cizip kesilmis
  • Internetten bulunmus farkli penguen fotograflari
Ic Sol:
  • Penguenler hakkinda gercekler. Nerede yasarlar? --> Antartika, Ne tur hayvanlardir? ---> Kus, Ne yerler? ---> Balik (daha detayli gercekler de var tabi ama 3 yas icin bu kadar yeterli bence. Fotograflar internetten.
  • Penguen turleri: Lapbook Lessons / Penguins adresindeki penguin types 1 & 2 dosyalari
Ic Orta:
Ic Sag:

Archi*Sugar

18 Şubat 2009 Çarşamba

Gule gule


Son perde cok huzunlu bitti...
Gule gule... Gule gule...

Archi*Sugar

14 Şubat 2009 Cumartesi

kucuk... kucucuk...

Urperti, kucuk bir yakaristir bazen;
Bazense soguk bir dokunus.

Ciglik, anlamsiz bir kacistir bazen;
Bazense siradan bir bakis.

Sen ise...

Tum yakarislarima, tum cigliklarima ilacsin zaten.
Bazen sicak bir dokunus;
Bazense kalpten bir bakis.

Archi*Sugar
12.Subat.2009
02:20

13 Şubat 2009 Cuma

B.E.O. - "Iletisim Araclari" / Pul Koleksiyonculugu

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum aktiviteleri, iki haftada bir konu degistirilen, cocuklarla / cocuklarimizla uyguladigimiz aktiviteler zinciridir. Diger arkadaslarin aktivitelerini incelemek icin Montessori Egitimi Blogumuzu ziyaret edebilirsiniz.
**************************************

Bizim ailemizde su anda kardesim ve esim en buyuk pul koleksiyonerleridir. Tum aile bir sekilde pul koleksiyonu yapmaya bir sure devam etmisse de pul askina sadik kalan ve bugune kadar en iyi sekilde devam ettiren bu iki kisi olmustur. Dedemin ve hatta dedemin babasinin pullarini koleksiyonuna dahil edip daha cok Osmanli pullari biriktiren kardesim mi yoksa tum dunya ama gercekten adini dahi ilk defa duydugum en ufak ada kalmazcasina tum dunyanin pullarini toplayan esim mi bu konuda daha onde bilemiyorum.

Bildigim birsey varsa o da ikisinin arasindaki pul alisverisinin, birbirleri icin pul toplamalarinin, her seferinde zarflarca pullari birbirlerine vermelerinin hatta bazen saatlerce defterlerini birlikte duzenlemelerinin muhtesem bir paylasim oldugu.

Kucuk kizimiz icin uzun zamandir bir pul defteri almayi ve onun da kucuk bir koleksiyona sahip olmasini istiyorduk. Babasinin ve teyzesinin degerli pullarina sahip olmasi icin henuz cok erken ama eger bir yerden baslayacaksa, iste o gun, bugun.

Esim kizimiz icin bir suredir cift olarak pullar topluyordu. Pullarla tanismasi, icindeki dunyayi kesvetmesi, onlara nasil bakmasi gerektigini ogrenmesi ve onlarla kucuk oyunlar oynamasi icin kucuk bir koleksiyon hazirladi.

Dun, kendisini pullari ile tanistirdik. Once her pulun esini bulduk. Tek tek ozenle onlari zarflarina yerlestirdik. Buyutecle kucucuk dunyalara girdik, inceledik, uzerinde yorumlar yaptik. Sonra katalogu acip icinden elimizdeki pullari bulduk.

Pullar, pul zarflari, buyutec ve katalog dortlemesi, tahmin ettigimden cok daha etkiledi Defne'yi. Hayranlikla pullarini inceledi saatlerce. Katalogun sayfalarini tek tek arastirip pullarini buldu, bizlere gosterdi. Isi bitince de kutuphanesinde pullarina cok hos bir yer hazirladi ve yarin tekrar bakmak uzere ozenle oraya yerlestirdi.

Sanirim zamanlama cok dogru oldu...

Her pul ayri bir dunya. Tum dunyalari kesvetmen dilegiyle melegim...

Archi*Sugar


Bu, esimin koleksiyonunun bir bolumu. En sevdigi bolumu. :-)


Defne'nin kucuk koleksiyonu... simdilik...


11 Şubat 2009 Çarşamba

Sevgililer Gunu Aktiviteleri

Sevgililer gununu insanin canindan, kanindan, kalbinden cikmis bir sevgili ile paylasmasindan daha tatli ne olabilir. Iki haftadir cesitli kirmizi, pembe, kalpli, sevgi dolu aktiviteler yapiyoruz kizimla. Birkac tanesini fikir vermesi acisindan paylasmak istiyorum.

Kalplerle hayvan sekilleri yapma:

Cesitli websitelerinde farkli ornekler var ayrica kendi hayalgucunuz de yardimci olacaktir. Birkac ornek site:
DLTK's Growing Together - Kelebek motifi
Valentine's Day Butterfly - Kelebek
No Time For Flashcards - Kelebek
Kid's Crafts - Kelebek, fare, kedi, fil



Kalp kartlari esleme:
Teaching Montessori blogundan aldigim cok benzer kalp sekillerini bastim ve laminasyonunu yaptim. Esleme oyununu cok seven kizim icin eglenceli oldu. Ayni kartlarla memory oyunu da oynamak mumkun. Daha once yayinladigim kar taneleri esleme oyununa benzer bir oyun.


Kalplerle sayma:
Activity Village sayfasindan yukledigim sayi - nokta esleme oyununa bayildi kizim. Adresi surada: Valentine Number Match



Sevgililer Gunu sinirli boyama:
Internette binlercesi var, google'dan kolaylikla arayip bulabilirsiniz. Herhangi bir google aramasi.



Kagit Cocuk Giydirme:
Activity Village'in kagit cocuk giydirme bolumu harika. Buradaki Sevgililer Gunu temasi da cok tatli gercekten. Kagit bebekleri bastiktan sonra lamine ederseniz daha dayanikli olur ve daha uzun zaman oynanabilir. Adres: Paper Dolls


Sevgiyle kalin...
Archi*Sugar

06 Şubat 2009 Cuma

On Yargi Gelistirmek

Uzun zamandir Oyku Atolyesi icin yazi yazmiyordum. Bu haftaki kelime olan "Onyargi" ile yazim ortustugu icin oykulere bir donus yazisi olsun, bu.
.............................................................................

Insanlar, kin, nefret, begeni, tercih, on yargi gibi hislerden habersiz dunyaya geliyorlar. Bir bebek gozlerini bu dunyaya actiginda, tum hareketleri icgudusel ve plansiz oluyor. Sonra icinde bulundugu toplumun, ailenin ve cevrenin etkisiyle on yargilar gelistirmeye basliyor. Sanirim, bu gelisme cevreyi farkina varmaya basladigi ilk gunlerde basliyor ve yas ilerledikce boyutlari degisiyor.

Dun, Dogal Tarih Muzesi'ni gezerken buyukler olarak bizlerin aslinda bu on yargilarin birer kurbani oldumuzu fark ettim. Ben, gozlerimi kacirip baska yonlere bakmaya calisirken, bakmak bile icimi bir hos ederken, 3 yasindaki kizimin camekanin arkasinda el buyuklugundeki farelerin kendisiyle iletisim kurmasina izin vermesi, aslinda onun benden ne kadar ileride oldugunun kanitiydi.

Farelerden tiksiniyoruz. Niye? Cunku onlar kotu, pis, hastalik tasiyan varliklar... Ama sincaplari seviyoruz. Niye? Cunku cok tatlilar. Oysa ki ikisi de ayni familyadan!

Fareleri birakin bir kenara. Insan topluluklarina, insan soylarina karsi sahip oldugumuz on yargilari hatirlayin. 3 yasindaki bir cocuk icin bir insanin siyah, beyaz, cuce, dev, obez, siska, guzel, cirkin, Ermeni, Laz, Cinli, Avrupali, Turk, Rum olmasi hic fark etmezken, bizim icin durum hic de oyle degil...

Gecen gun bir dostuma soyledigim gibi... Bazen dusuncelerimizi ve bilgilerimizi "reset"lememiz gerektigini dusunuyorum. Toplumun, devletin, tum ogretilerin bize empoze ettigi on yargilardan kurtularak icgudulerimizle dogru yolu bulmaya calismaliyiz... Bazen 3 yasinda bir cocuk olmaliyiz... Farelerle iletisim kuran...

05 Şubat 2009 Perşembe

Pembe Kule / Kahverengi Basamaklar - Montessori Materyalleri





Pembe kule ve kahverengi basamaklar belki de Montessori egitiminin en taninmis iki materyali. 3-6 yas doneminde kullanildigi gibi 6 yas sonrasinda ilkokul doneminde matematik ve geometri derslerinde de kullaniliyor.

Amac: Buyukluk ve siniflandirmayi uc boyutlu olarak insa etmek. Matematige hazirlik. Hareket koordinasyonu. El - goz koordinasyonu. El kullanimini gelistirmek.

Margaret Homfrey'in pembe kule ve kahverengi basamak derslerini cok faydali bulacaksiniz.

Boyutlar:
* Pembe Kule: 10x10x10, 9x9x9, 8x8x8........., 1x1x1 cm buyuklugunde 10 masif ahsap kup.
* Kahverengi Basamaklar: 10x10x20, 9x9x20, 8x8x20,......., 1x1x20 cm buyuklugunde 10 masif ahsap dikdortgen prizma.

Tanitma:
Pembe kule: Her bir kup tek tek bulundugu yerden calisma halisina tasinir. Tasima iki el ile her bir kubun agirligi hissedilerek yapilir. Calisma halisina karisik konan kupler buyukten baslayarak kucuge dogru yukari dogru dizilir. Kupler, her Montessori materyalinde oldugu gibi kendi hatasini gosterecek sekilde tasarlanmistir. Cocuk yanlis kubu koydugunda bir sonraki asamada yanlis yaptigini hemen gorur ve duzeltir. Ogretici yanlis yaptigini soylememelidir.

Kuleyi kupleri birbirinin ortasina koyarak insa etmeyi cok iyi ogrendikten sonra, kupleri birbirinin kosesine koyarak insa etmeyi ogrenirler.

Uc asamali ders ile "buyuk", "daha buyuk", "en buyuk", "kucuk", "daha kucuk", "en kucuk" kavramlari ogretilir.

Gecmisten bir fotograf

Daha sonraki matematik ve geometri derslerinde kupler, "kare", "kup" tanitiminda cm ve dm farklarinda, agirlik calismalarinda kullanilir. Kullanim alani cok genistir.

Montessori Mom
Montessori World
Montessori AMI Primary Guide

Kahverengi basamaklar: Dikdortgen prizmalar calisma halisina karmasik bir sekilde konur ve genelde buyukten baslayarak kucuge dogru bir basamak olusturacak sekilde dizilir. Dogruluk kontrolu yine kendiliginden olur. Yanlis prizma kendini hemen gosterir.

Daha sonra matematik derslerinde "kare", "kup" tanitiminda kullanilir. Ornek: 4 tane en kucuk prizma ikinci prizmayi olusturur.

Montessori Mom
Montessori World
Montessori AMI Primary Guide

..............

Pembe kule ve kahverengi basamaklar ayri ayri ogrenildikten sonra birarada da kullanilir.

Genisletilmis dersler (extensions) icin su siteleri inceleyebilirsiniz:
Montessori Trainings
A bit of this and a bit of that
Our Montessori Story
Montessori Free Fall
Montessori By Hand
A Thousand Joys
.................

Bizim pembe kulemizi ve kahverengi basamaklarimizi Italya'da bir marangoza yaptirdik. Montessori materyalleri satan firmalarindan hazir almak mumkun ancak fiyatlari oldukca yuksek. Marangozumuz boyama isi yapmadi, bu isi bize birakti. Ancak ham halleri o kadar cok hosuma gitti ki boyamadim. Simdilik dogal halleri ile kullaniyoruz ve cok hosumuza gidiyor. Boyle yapmakla dogru yaptigima Margaret Homfrey'in dersini dinledikten sonra sevindim. Cunku kendisi "eger boyayacaksaniz cok acik pembe olmasina dikkat edin cunku renk koyulastikca boyutlar arasindaki farkliligi gormek zorlasir" diyor.

Montessori sinifinda pembe kule ust uste yerde ve kahverengi basamaklar ise yan yana rafta siralanmis olarak bulunuyor. Ancak biz, ustu acik bir hasir kutuda sakliyoruz. Evde herseye yer bulmak kolay olmuyor.

Genisletilmis dersler icin Montessori Training sitesindeki aciklamalarin ciktisini aldim ve fotograflari lamine ederek ayri bir yerde sergiledim. Kizim bu bunlarla calismak istediginde fotograflari alip kullaniyor ve fotograftakinin aynisini yapiyor. Ayrica kendi kendine buldugu genisletmeler de var. Sanirim her cocuk kendi hayalgucu ile yeni seyler uretiyor.

Archi*Sugar

04 Şubat 2009 Çarşamba

Sobe - 161.sayfa / 5. cumle

Sevgili Pinar ve Ayca ayri ayri sobelediler bu konu ile ilgili beni... Sobenin kurallari soyle:

1- Yakınınızda bulunan ilk kitabı alın
2- 161. sayfayı açın.
3- 5. cümleyi okuyun.
4- Blog sayfasına yazın.
5- En güzel cümle ve en güzel kitabı seçmeyin.Sadece yakınınızda olan ilk kitabı alın.
6- 5 blog arkadaşınıza yollayın.

Peki, en yakinimdaki kitap Izmir Buyuculeri. Yazari Mara Meimaridi. 161. sayfasinin 5. cumlesi ise soyle:

Sana saygi duymalari icin onlara kotuluk yapman gerekiyor.

Ilginc bir cumle. Uzerinde saatlerce konusulabilir bence. Henuz kitabi okumadim ama merak ettim simdi. :-)

Ben kimseyi sobelemiyorum. Isteyenler kendilerini sobelenmis saysin ve yazsin lutfen.

02 Şubat 2009 Pazartesi

Cocuklarin Yapabilecegi Pizza

Once guzel bir muze ziyareti...


Sonra bir melegin elinden cikmis sicak ve lezzetli bir pizza.

Siz de cocugunuzla yapmak isterseniz iste tarifi.

Malzemeler:

Hamuru icin:

  • 500 gr. un
  • 300 ml ilik su
  • 1 yas maya
  • 2 cay kasigi tuz
  • 2 corba kasigi zeytinyagi

Ustune:
  • Domates puresi
  • Yemeyi sevdiginiz herhangi sebze, et, vs. Defne malzeme olarak yesil zeytin, sucuk, enginar kalbi ve mantar koydu.
  • Peynir
Hazirlanisi:

Unu derin bir kaba bosaltin. Yas mayayi ilik suyun icine ufalayin ve eriyene kadar karistirin. Maya eridikten sonra unun icine bosaltin ve karistirin. Icine sirayla zeytinyagi ve tuzu da ekleyerek kivama gelinceye kadar yogurun.

Isterseniz hamurun kabarmasi icin 30 dakika bekletebilirsiniz. Biz bekletmedik.

Hamuru onceden zeytinyagi ile yaglanmis tepsiye yayin. Bir catalla ustune birkac delik acin. Hamurun ustune ilk once domates puresi, en son peynir olacak sekilde malzemelerinizi koyun.

Onceden isitilmis 180 derece firinda pisirin.

Afiyet olsun.

Archi*Sugar


31 Ocak 2009 Cumartesi

10 sene...

Unutmak kolay demiştin alışırsın demiştin
Öyleyse sen unut beni yeter ki benden isteme
Gözlerimde yaş kalbimde sızı unutmadım seni
Unutamadım unutamadım ne olur anla beni
2 Ocak 1943 - 1 Subat 1999

Seni, seni kaybettikten sonra anladik, anlattik, andik... Nur icinde yat...

29 Ocak 2009 Perşembe

Kardan Adamin Dugmelerini Sayma Oyunu

Once Kelly's Kindergarten Ocak Bolumu'nden kardanadam motifini aldim ve bir A4 sayfasina dort tane sigacak sekilde kuculttum. Birkac sayfa bastim. Kardanadamin ustune 1'den baslayarak her sayida dugme cizdim. Sapkalarina da dugme sayisi ne ise onu rakam ile yazdim.

Sayfalarin laminasyonunu yaptim ve kardan adamlari kestim. Sapkalarini ayrica kestim.

Sapkalar ve kardamadamlar karisik olarak kizima verdim ve calisma halisina esleyerek dizmesini istedim. Cok zevkli bir calisma oldu. Hepsini dogru yapmasi da benim cok hosuma gitti. :-)

Archi*Sugar

26 Ocak 2009 Pazartesi

Kizak ve Cocuklarin Pisirebilecegi Kolay Kurabiye

Hava gunesli, daglar karli olunca ne yapilir? Kizak kapildigi gibi daglara cikilir ve gunes batincaya kadar kayilir, kar topu oynanir, kardanadam yapilir. :-)



Peki yorgun ama mutlu eve gelince ne yapilir?

Hemen islak kiyafetler kurulariyla degistirilir ve sicak cikolata icilir!

Peki daha sonra ne yapilir?

Ailece kurabiye yapilir... Afiyetle yenilir!

Iste cocuklarinizla yapabileceginiz cok kolay bir kurabiye tarifi...

Icindekiler:
  • 3 yumurta
  • 1/2 bardak seker
  • 1/2 bardak zeytin yagi (tereyagi ile de yapilabilir)
  • 1 paket kabartma tozu
  • Bir limonun kabugu (rendelenmis)
  • 500 gr. un
Hazirlanisi:
Once yumurtalari kirip karistirin, karisimin icine seker, yag ve limon kabugunu ekleyin, karistirin. Karisim homojen olunca icine kabartma tozunu ve yavas yavas unu ekleyerek elinizle yogurun. Hamur kivama gelince parcalar alip tezgahta / masada oklava ile acin ve kucuk kaliplarla sekil verin. Kucuk kurabiyeleri onceden yaglanmis tepsiye dizin (biz yagli kagit kullandik). Ustune yumurta sarisi surun ve pudra sekeri dokun. Orta isidaki firinda pisirin. Kizarinca firindan alin.

Afiyet olsun.

Defne hazirladi, sekillendirdi, pisirdi... Biz yedik... :-)

Archi*Sugar

18 Ocak 2009 Pazar

"Ben" Gun...

"Ben" gun bugun... Yalniz ben!

Arabayi kolayca park ediyorum. Ben bile sasiriyorum bu ise. Nasil oldu da bu kadar kolay yer buldum ben simdi? Hava soguk... Herkes kapali alisveris merkezlerinde kesin! Iyi oldu o zaman buraya geldigim. Muzigin sesi kapandi birden. Ne uzun zaman olmus bu kadar yuksek sesle muzik dinlemeyeli.

Arabanin muzigi bitmisti ki akordeonun sesi daha arabadan inerken kulaklarima doluyor. Hizla cikisa dogru yuruyorum.Yurudukce netlesiyor muzik. Sessizce yanindan gecip gidecegim ki... gozlerimin icine bakip; "bonjour madam" diyor ve basini saygiyla one egiyor... Nasil gormezden gelinir ki bu kibarlik... En icten, en samimi, en sevgi dolu gulusumle karsilik veriyorum guzel tinilarin sairine... Para mi? Yok... Gerek yok ki... Ikimiz de memnunuz tanimadan verdigimiz guzel sevgiden...

Soguk, cok soguk... Hizla bakmali tum vitrinlere. Sectigine, dusunmeden girmeli. Denemeye gerek yok... Al iste begendigini. Beden belli, vucut belli. Degismedi ki... Asil kuzuma almali en guzellerini. Sunu mu? Hmm... yok bunu mu? Bosver al ikisini de! Giyecek gun cok... Kirletecek oyun bol...

Nasil da agirlasti bu paketler? Ayakkabilar agir evet. Onlari en sona sakla demedim mi ben sana? En son girecektin ayakkabicilara. Once hafifler, unuttun mu?

Cat..

Bir tokat...

Aglayan bir cocuk...

Aciyla bakiyorum cocuga. Gidip sarilsam? Yok, olmaz, sacmalama. Sen yuru simdi hizla Casa'ya. Unutma hediyeleri. Evet evet, o guzel banyo takimini. Cok sevinecek gorunce.

Kitapci... unuttum. Hay Allah. Yok donemem artik, cok geride kaldi. Aksama Barbapapa'nin ismarlanan oykulerini ismarlamayi unutma. Ozel sparis, unutma!

Bir Cinli aile geciyor yanimdan. Yine yuzlerinde o icten gulumseme. Surekli gulmeyi nasil ogreniyor bu insanlar. Ayni gulumsemeyi Tayland'da da gormustum tum yuzlerde. Budism... Ne asiliyor bilmiyorum, arastirmadim... ama hepsi mutlu gorunuyor. Acaba mutlular mi gercekten? Arastirmali aksama... Merak ettim gercekten...

Tam yanimda bir bagiris... Kucuk bir cocugu doven abi... Biraz once dayak yiyen cocuk degil mi bu??? Evet evet... o iste... Babasi ona, o kardesine... Dongu... Babasina bakiyorum aciyla... Uzakta bir yerleri seyrediyor sessizce. Duymuyor mu cigligini kucugun?

Gozum meydandaki saate takiliyor. Gec kaldim... Tam altinda yaziyor ; Chaumont'ta gunes var. Tam otobus cizelgesinin altinda yanip sonuyor bu yazi. Tamam, yarin kizak kaymaya goturmeliyiz kuzuyu oraya. Gunes... evet!

Akordeon calan muzisyen gitmis. Ama iskemlesi hala orada. Doner mi acaba geri?

Park kartimi bulup cikariyorum, kucuk delikten iceri itiyorum. 4,5 Frank... Evet var o kadar bozuk, iyi...

Nasil da doldu bu bagaj simdi? Demedim mi ben sana agir elindekiler diye. Ama degdi tum yorgunluga. Hele melegimin cicileri... Super super...

Yavasca donuyorum donemeci. Aaaa Paola... Selam! Selam! El salliyorum sevgiyle. Kocasiyla ne mutlular. Olmuyor cocuklari... olmasin... onlar mutlular iste... Selam! Selam!

Radyonun kanalini degistiriyorum... Guzel bir jazz caliyor simdi... Evet, harika... Annem olsa simdi yanimda. Annecigim...

Yok, tasiyamayacagim bir seferde bu torbalari. Aldim yarisini... Ding dong... Anahtari bulacak hal mi kaldi bende... Ding dong... acin, size ciciler getirdim...

Sap sap sap, ayak sesi geliyor... Karsimda sevincle kollarima firlayan ciplak ayakli pembe esofmanli bir melek... Kokla kokla... Nasil da cennet kokuyor... Kokla kokla... Hafiflesmis mi? Olur mu canim 3 saatte?

Dur dur ceketimi cikarayim... Ne yaptin babanla? Anlat tek tek!

Kucagimda simdi. Kucuk basini gommus gogsume. Elleri ellerimde... Ciplak ayaklari bacagima degiyor... Yumusakca...

Gozlerindeki parilti... Ellerindeki yumusaklik... Tenindeki cennet kokusu... Diyorum ya sana... Hep diyorum ya sana... Istiyorsun bazen "ben" gunler ama...

Tum "ben" gunler bir yana...

O bir yana....

Archi*Sugar

15 Ocak 2009 Perşembe

BEO: "Temizlik"

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum aktiviteleri, iki haftada bir konu degistirilen, cocuklarla / cocuklarimizla uyguladigimiz aktiviteler zinciridir. Diger arkadaslarin aktivitelerini incelemek icin Montessori Egitimi Blogumuzu ziyaret edebilirsiniz.
**************************************

Biz, kizimla bugun Temizlik Oyunu oynadik.

Onceden, yasina uygun 6 tane temizlik aktivitesi belirledim ve bunlari minik kartlara cizdim.
  1. Tahtayi Temizlemek
  2. Masayi Temizlemek
  3. Toz Almak
  4. Ciceklere Su Vermek
  5. Yeri Supurmek
  6. Ayakkabilari Temizlemek
Bu kartlarin her birinin arkasina 1'den 6'ya kadar zar sayilari cizdim.

Tek tek keserek laminasyonunu yaptim, bir zar aldim, 6 aktivite icin de bez, sunger, vs herseyi hazirladim, 1'den 6'ya kadar sayilarin yazili oldugu kagitlarin ustune koydum ve oyuna basladik:

Kartlari zar sayilari uste gelecek sekilde masanin ustune dizdim ve oyunumuzu Defne'ye anlattim; bir zar atmasini istedim.

Ilk gelen sayi 5 idi. Yerleri supurme... Mutfakta yere doktugum pirincleri harika bir sekilde supurdu. Hatta usenmedi, doktu, tekrar temizledi. :-) Temizlik isimiz bitince tekrar zar atti, bu sefer 2 geldi. Masayi temizleme (kendi masasini). Bu sekilde alti temizlik isini de tamamladik.

Sadece ayakkabi temizleme isini pek sevmedik. Biraz da en sona kaldigi icin artik yorulmustuk. Birkac gun sonra tek basina bu temizlik isini tekrarlayacagiz.

En sevdigi is, yerleri supurmek ve ciceklere su vermek oldu. :-)

Sanirim bu oyunu haftada bir oynayacagiz. Cok guzel vakit gecirdik.

Archi*Sugar

Internetten gorebileceginiz izleyebilecegiz birkac Montessori temizlik videosu. Montessori'ye gore pratik hayatta temizlik islerinin cocuga nasil ogretilecegi cok guzel anlatilmis:
Masa Temizleme ( video)
Elleri Yikama (video)
Yerleri Supurme (video)
Ayakkabilari parlatma (video)


Ve gunun fotograflari....

14 Ocak 2009 Çarşamba

Kar Taneleri Eslestirme Kartlari / Bingo

Oncelikle Kelly's Kindergarten sayfasindan Ocak aktiviteleri bolumundeki "Snowflake Memory" oyununun printerdan ciktisini aldim. Kartlarin adresi surada. Laminasyonunu yaparak kestim.

Amac, birbirine cok benzeyen, ufak farklari olan kar tanelerini birbiri ile eslemek. Konsantrasyon gerektiriyor. Defne'nin cok hosuna gitti ve ilk seferinde dogru yapmasi ikimizi de mutlu etti.

Arkasindan ayni kartlarla memory oynadik. Kartlari masada ters cevirip sira ile ikiser kart cevirerek esleri bulmaya calisiyorsunuz. En cok es bulan kazaniyor. Defne zaten memory oyununa bayiliyor. Bu da bir alternatif oldu aile oyunlarimiza.

Archi*Sugar

Kartlari eslestirme


Memory oyunu

Defne 5 cift kazandi, bense 1. :-)

13 Ocak 2009 Salı

Umut... Baris...

Yer, zaman, mekan ve kisiler degisiyor... ama savas hic degismiyor... olum, aci ve vahset... umut ise yine cocuklarda...

"Cevresi ve tum yasayan varliklar icin icinde guclu bir sevgiyi hisseden, calismadaki keyfi ve heyecani kesvetmis bir cocuk, bize umut icin bir sebep veriyor...umut... gelecekte baris icin umut..."

Dr. Maria Montessori

“The Child who has felt a strong love for his surroundings and for all living creatures, who has discovered joy and enthusiasm in work, gives us reason to hope...hope for peace in the future.”

Dr. Maria Montessori

12 Ocak 2009 Pazartesi

Toprak, Su, Hava (Elementler) / Biraz Fen ve Zooloji / Montessori

Uc yasindaki bir cocukla fen bilgisi ve biraz da zooloji...


3-6 yas grubu icin Montessori derslerinden biri toprak - su - hava - ates olmak uzere dort elementin ogrenilmesidir. Bunun icin dort ici gorunuen kavanoz konur ve icine 4 element yerlestirilir. Bu dort elementle ilgili kartlar cocuga sunulur ve siniflandirma yapilir.

Ben, toprak, su ve hava elementleri ile ilgili bir calisma yaptim kizimla. Ates elementinin nasil sunulacagina dair iyi bir aciklama henuz bulamadim.

Oncelikle uzun sure aradiktan sonra A Bit of This A Bit of That blogunun su adresindeki harika toprak-su-hava kartlarini buldum ve bunlarin ciktisini aldim. Arkasindan tek tek keserek seffaf yapiskan kagit ile laminasyonunu yaptim.

Arkasindan Defne'nin en sevdigi konu olan zooloji icin Montessori Materials websitesindeki su adreste bulunan memeliler, kuslar ve baliklar kartlarini bastim ve laminasyonunu yaptim.

Toprak - su - hava dersinin nasil verilmesi gerektigi cok detayli olarak Montessori At Home blogunda anlatilmis. Oncelikle topraktan bahsetmek gerekiyor. Toprak kavanozu / kasesi alinir ve "bu toprak", "bu nedir?", "evet toprak" diye tanistirildiktan sonra "toprak nerede bulunur?", "topragin ustunde hangi yapilar vardir, hangi yuzey sekilleri vardir, hangi hayvanlar yasar" gibi sorularla cocukla toprak hakkinda uzunca konusulur.

Arkasindan ayni islem su ve hava icin de yapilir. "Su nerelerde bulunur, dunyadaki su kaynaklari nelerdir, hangi canlilar suda yasar, dunyadaki su ile ilgili yeryuzu sekilleri nelerdir" gibi soru - cevap ile su tanilir. Havanin ise her yerde oldugu anlatilir. Hava kavanozu / balonu bos olarak goruruz ama aslinda bos degildir, icinde hava vardir, gorunmez. Bu, detayli olarak anlatilir. Eger biraz biyoloji bilgisi varsa cocuga akcigerlerden bahsedilir. Havanin canlilar icin oneminden bahsedilir. Daha buyuk cocuklara havanin kimyasal bilesenleri de anlatilabilir.

Uc element hakkinda uzun uzun konusulur. Arkasindan resimli kartlar bu uc elementle eslestirilir. Bu ders, birden fazla kere verilmeyi gerektirir.

04.02.2009 Guncelleme: Bugun baska bir blogta daha ayni konu yaninlandi. The Wonder Years

Biz bu islemleri yaptiktan sonra hava su ve toprak ile ilgili resim kartlarimizi kaselerle esledik ve her resim karti hakkinda uzun uzun konustuk.

Ben, bu isin icine bir de kucuk zooloji koymak istedim cunku Defne tam bir hayvan dostu. Her turlu hayvan onun ilgisini cekiyor ve cok seviyor. Daha onceden hazirladigim hayvan kartlarini dogru yere koymasini istedim ve her hayvan icin yine konustuk.

Bu kucuk fen ve zooloji dersinin hemen ertesi gunu de Basel'daki harika hayvanat bahcesine gidip hava-su-toprak konumuzu pekistirdik.

Cok cok hosumuza gitti. Hazirlamasi biraz zaman aldi ama degdi...

Archi*Sugar

11 Ocak 2009 Pazar

Anlatamiyorum...

Kucuk cocuk... Bombalar patlarken yanibasinda... Olum bu kadar yakinken aldigin nefese...

Ne uzak degil mi bir kucucuk sarki... Bir ufacik oyuncak... Bir sicacik yuva... Bir masum opucuk...

Dayan... Bitecek elbet... Dunya hala donuyor... Hala...
..........................................................

Anlatamiyorum...

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epiyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.

Orhan Veli Kanik (13.Nisan.1914 - 14.Kasim.1950)

09 Ocak 2009 Cuma

BEO: "Yeni Yil"

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum aktiviteleri, iki haftada bir konu degistirilen, cocuklarla / cocuklarimizla uyguladigimiz aktiviteler zinciridir. Diger arkadaslarin aktivitelerini incelemek icin Montessori Egitimi Blogumuzu ziyaret edebilirsiniz.
**************************************

Oncelikle bu seneki yilbasi / noel kartlarimizi Defne hazirladi. Krem rengi bos tebrik kartlari ve zarflari aldik. Cam agacindan bir iki kucuk dal kopardik, bir bardaga yesil boya koyduk ve annenin cizdigi cizgilerin arasina yapraklarla yesil boya surduk. Boylece cok hos bir cam agaci ortaya cikti.

Cam agacimizin ustune kucuk parmagimizla sari noktalar yaptik, bunlar da cam suslerimiz oldu.

En ustune de bir yildiz cikarma yapistirdik.

Altina da damga ile yilbasi simgesi...

Annemiz de altina kizinin ismini ve tarihi yazdi... Kartin icine de yilbasi tebrikleri...

Kartlari ellerine gecen akraba, es-dost hemen telefona sarildi. Kartlari postalamamizdan 3-4 gun sonra telefonlarimiz durmadi. Herkes cok begenmis, salonunun bas kosesine koymus. Herkese guzel bir hatira oldu.



Ikinci aktivitemiz ise Defne ile yilbasi roportaji. Evet, bu sene sevdiklerine dair bir roportaj. Bir websitesinde gormus ve cok begenmistim bu fikri. Kendimize gore uyarladik ve ben bilgisayarda bir roportaj hazirladim. Bu roportaji bundan sonra her sene yilbasi doneminde Defne ile yapmayi dusunuyorum. Ileride geriye donup baktigimizda "bu sene neleri sevmisim" diye gorebilecek.

Sorularimiz cok basit: Neleri seversin? En sevdigin hayvan (havada, karada, suda), en sevdigin masal, en sevdigin kitap, en sevdigin hayali karakter, en sevdigin yiyecek, en sevdigin icecek, en sevdigin oyuncak, en sevdigin sarki / sarkici, vs...


Defne'nin cok cok hosuna gitti. Benim de... Kucuk roportajimi gelecek sene yenilemek uzere dosyalayip kaldirdim. Fikir vermesi icin bir iki cevap:

En sevdigin masal: Pinokyo
En sevdigin oyuncak: Kutup ayisi
En sevdigin kutu oyunu: Formes et Couleurs / Memory
En sevdigin yiyecek: Patlamis misir
En sevdigin kitap: Barbapapa
En sevdigin sarki / sarkici: Dans ma fusée / Ilona Mitrecey
En sevdigin doga koleksiyonu: Avokado cekirdegi
En sevdigin renk: Kirmizi

Liste uzayip gidiyor. Bakalim gelecek sene sevdikleri nasil degisecek... :-)

Yilbasimizi Defne icin Euro Disney'de kutladik. Yazisi ve resimler; burada...

Archi*Sugar

07 Ocak 2009 Çarşamba

Paris

Paris... Sayisiz defa gidip, gezip, icinde bilerek kaybolup, asla bitiremedigim asik oldugum sehir... Bizim askimiz yillar once birkac fotograf ve birkac slaytla basladi. Sonra kitaplar, fotograflar, cizimler, hikayelerle buyudu... Arkasindan aileyle yapilan bir ziyaret, askin doruk noktasi, sonra bir ziyaret daha, bir daha, bir daha...

Paris, sehircilik ve mimarlik harikasi bir sehir. Sonu gelmeyen akslar, birbirini tamamlayan, birlestiren, yol acan yapilar, dunya mirasi anitlar... Ne uzun bir listesi var bu sehrin. Ne bitmez guzellikleri... En basit, en siradan sayilan binasi bile adeta bir anit...

Basiniz yukarida yuruyun Paris'te. Gozleriniz binalarda. Oyle detaylar gizli ki en siradan yapida. Asik olmamak imkansiz...

Iste birkac fotograf ve detay ile Paris...

* Notre Dame de Paris - Wikipedia Ingilizce / Wikipedia Turkce / Resmi Sitesi
Paris'in en meshur kiliselerinden biri. Gotik mimarinin en harika eserlerinden biri. Victor Hugo'nun unlu Notre Dame'in Kamburu kitabinin (sonradan film ve muzikal olarak yayinlanmistir) esin kaynagi.


* Musée du Louvre
- Wikipedia Ingilizce / Wikipedia Turkce / Resmi Websitesi
Dunyanin en taninmis ve en buyuk muzelerinden biri. Muzeyi gezmek icin birkac gun ayirmaniz gerekiyor. Birkac sefer gitmeme ragmen henuz tamamini gezebilmis degilim. Misir, Islam, Roma, Yunan tarihi eserlerinin yaninda Mona Lisa gibi dunyanin en taninmis sanat yapilarini da icinde barindiriyor. 35.000 eserin sergilendigi Louvre muzesi bugun dunyanin en cok ziyaret edilen sanat muzesi.


* Musée D'Orsay
- Wikipedia Ingilizce / Resmi Websitesi
Bence Paris'in en guzel muzesi. D'Orsay, tren istasyonu olma fonksiyonunu kaybettikten sonra 1977 yilinda muzeye dondurulmus. Seine nehri kiyisinda, tam Louvre Muzesi'nin karsisinda yer aliyor. Dunyanin en taninmis empresyonist eserlerini burada gormek mumkun. Pissarro, Manet, Monet, Degas, Cézanne, Renoir, Van Gogh bu muzede eserleri olan ressamlardan birkaci sadece. Bildiginiz, tanidiginiz ne kadar empresyonist eser varsa, cogu bu muzede.

Defne, en cok Art Nouveau mobilyalara bayildi. Ben de... :-)

Muzeden cikmamak icin aglayan bir cocuk istiyorsaniz, mutlaka D'Orsay'a gidin. Cocukla gezmek icin Louvre'a gore cok daha kucuk ve cok daha ilginc.


* Champs-Élysées - Wikipedia Ingilizce / Wikipedia Turkce
Paris'in ana aksi ve en meshur caddesi. Tum taninmis butikler, meshur cafeler, restoranlar, saraylar bu cadde ve cevresinde yer alir. Concord meydanindan baslayip Arc de Triomphe anitinda son bulur. Sonradan eklenen Défense bolgesi bu aksin devamidir. "Aks" derken kilometrelerce uzanan bir tek gorunmez cizgiden bahsediyoruz... Dunyada esi benzeri olmayan bir cizgi...


* Arc de Triomphe
- Wikipedia Ingilizce / Wikipedia Turkce
Diger adi ile Zafer Aniti, Paris'in simgelerinden biridir. Champs-Elysee caddesinin sonunda Charles de Gaulle meydaninda yer alir ve Paris'in merkezi kabul edilir. Tum ana caddeler, bu meydanda birlesir.


* Tour Eiffel (Eiffel Kulesi) - Wikipedia Ingilizce / Wikipedia Turkce / Resmi Websitesi
1887 - 1889 yillari arasinda Exposition Universelle icin insa edilmis Paris'in en yuksek yapisi ve Fransa'nin simgesi. Gustave Eiffel tarafindan once Barcellona icin tasarlanmis ancak o zaman icin cok "garip" ve pahali bulundugu icin insa edilmemistir. Sonradan Paris'teki komitede kabul edilmis ve Paris'e insa edilmistir. Zamaninda cok tepki almis, elestirilmis, hatta utanc simgesi olarak gorulmus olan kule, bugun dunyanin en taninmis ve en cok ziyaret edilen kulesi olmasinin yaninda Fransa'nin da simgesi haline gelmistir. Gunumuzde essiz bir mimari olarak tanimlanmaktadir...

* Panthéon
- Wikipedia Ingilizce / Wikipedia Turkce
Aslinda bir kilise olarak insa edilmis olsa da gunumuzde kilise olma fonksiyonunu coktan kaybetmistir. Zaten kare seklindeki plani ve buyuk kubbesi ile klasik kilise planindan cok uzaktir. Pantheon kilise olmaktan cok bilim merkezini andiriyor. Ozellikle bodrum katinda yatan tum bilimadamlarini ve sanatcilari gorunce. Pierre - Marie Curie, Voltaire, Jean Jacques Rousseau, Victor Hugo, Emile Zola, burada gomulu olan isimlerden sadece birkaci.


* La Défense - Wikipedia Ingilizce
Paris'in yeni is merkezi bolgesi. Champs-Elysee aksinin devaminda bulunan uzun ve cok genis bir yaya yolunun uzerinde yer alan ultra teknolojik dev binalar ve sonunda 100 metre yuksekliginde buyuk bir anit ile son bulan, Avrupa'nin en buyuk is merkezi olan muhtesem bir bolge.



Paris, anlatmakla bitmez... Gezmekle de bitmez... Liste o kadar uzun ki. 500 tane fotograf ve muhtesem yuzlerce yapi icinden en bilenen ve en cok ziyaret edilenlerinden sadece birkaci bunlar.

Sehircilik harikasi sehir... Paris... Anlatmakla olmaz...

Archi*Sugar

06 Ocak 2009 Salı

Euro Disney'de Yilbasi

Daha once iki kere yeni yila Paris'te girmistim... Ailemle birlikte... Daha esim ile tanismamistik o zamanlar. Paris, yeni yil doneminde cok kalabalik oluyor. Hele simdi Avrupa Birligi'nden dolayi sinirlarin kalkmis olmasi, Paris'i adeta bir Avrupa bulusma noktasi haline getirmis durumda.

Bu sene, yeni yila kizimizin mutlu olacagi bir yerde girmek istedik. Her sene yaptigimiz gibi sik bir otelin restoraninda uzun aksam yemegi ilgimizi cekmedi. Euro Disney, bizim icin en ideal secimdi sanirim. Ancak, bu fikirde olan tek ailenin biz olmadigini 31 Aralik gunu Disneyland'in kapisindan girdikten sonra anladik. Adeta tum dunya buraya akin etmis. Havanin soguk, cok cok soguk olmasi dahi kimseyi yildirmamis. Tum kalabaliga ve soguga ragmen saat 12'yi vurdugunda yasanan peri masalini gormek herseye degerdi. Her ne kadar kucuk prensesimiz butun bu yorgunluga dayanamayip 12'ye sadece 20 dakika kala uyuyakalsa da...

Paris fotograflari bir sonraki yazida...


31 Aralık 2008 Çarşamba

Merhaba 2009...

photo: photo magiques

Biz, siz bu yaziyi okurken 2009'a merhaba demek icin cok ozel kisilerin / karakterlerin yaninda, tami tamina surada olacagiz.

Uzun zamandir en favori masallarimiz olan, her aksam mutlaka okudugumuz Peter Pan, Pinokyo ve Cinderella bizi orada bekliyor olacak. Tum gunumuzu onlarla gecirip, bir atraksiyondan digerine kosup, Alice ile cay partisine katilip, Lagoon restoranda korsanlarla yemek molasi verip, saat 12:00'yi caldiginda tam Cinderella kalesinin altinda 2009'u havaifiseklerle Mickey Mouse'a sarilarak kutlayacagiz. Sonra en guzel uykumuza dalip masal ruyalari gorecegiz.

Gelecek haftaya kadar da su muhtesem sehirdeyiz. Musee d'Orsay, Louvre, Champs-Elysees, Sacre-Couer, Centre Georges Pompidue, Pantheon ve asla bitmeyen uzun bir liste. Yuzlerce kere de gitsem yine bitiremedigim, asik oldugum sehircilik harikasi sehir...

Dilerim 2009 herkes icin harika bir yil olur. Dilerim tum dilekler gerceklesir, insanlik huzur ve mutluluk bulur. Kendimiz icin ise saglik, bolluk, sevgi ve huzur diliyorum yeni yilda. 2009 tum gecmis yillari kiskandirsin... Sevgi, baris ve mutluluk yili olsun...

Sevgiyle kalin...

Iyi kutlamalar!

Archi*Sugar

29 Aralık 2008 Pazartesi

Cocuk, cocuktur... Yaris ati degil...

Cocuklarin yaris ati gibi goruldugu bir ulkede dogduk, buyuduk, yasadik, hatta yaslandik... Bu korkunc durum artik o kadar vahim bir hal aldi ki henuz yeni dogmus bebekleri, 5 yasina gelmemis cocuklari bile yaristirir, birbiriyle kiyaslar, baskasini begenmez olduk...

Basari nedir?

Emeklemek mi? Yurumek mi? Konusmak mi? Ziplamak mi? 10'a kadar takilmadan saymak mi? 1+1'in kac oldugunu bilmek mi? Integral sorusu cozmek mi? Bir magazada en basarili tezgahtar olmak mi? O magazanin muduru olmak mi? Magazanin sahibi olmak mi? Magazanin bagli oldugu holdingin patronu olmak mi? Yoksa o ulkenin cumhurbaskani olmak mi?

Basari, kim icin basari? Hangi zaman icin basari? Hangi durum icin basari?

Every child learns on his own pace, diyor Maria Montessori. Her cocuk kendi hizinda ogrenir. Tum Montessori okullarinin da temel ortak felsefesi ve idare sekli budur. Hicbir cocuk birbiri ile kiyaslanmaz, yarisa sokulmaz, ayni sinavlara tabi tutulmaz, bak o yapti sen de yap denmez, yapamadigi icin kinanmaz, cezalandirilmaz. Ama yaptiginda da odullendirilmez. Bir seyi basarmanin verdigi haz, zaten kendi icinde odulu barindirir.

Cocuklarimizin kiyaslandigi, digerini gecmesi icin zorlandigi, gecemeyince cezalandirildigi bir toplumda yasiyoruz bugun. Matematikten 1 aldi diye dovulen cocuklarin oldugu bir toplumda. Universiteye giremedi diye odasina kapatilan cocuklarin oldugu bir toplumda. Karnesinde kirik oldugu icin intihar eden cocuklarin oldugu bir toplumda!

Cocuklariniza yol acin, yol gosterin, elinden tutun yardim edin. Ama lutfen kendi yapamadiginiz guzellikleri, ulasamadiginiz hayalleri, basamadiginiz amaclari onlar uzerinde denemeye calismayin. Bir cocugun basarisi, sizin hayal ettiginiz ve olmasini istediginiz tepe noktasi olmak zorunda degil. Bir cocugun basarisi herseyden once sizin basarinizsa eger, o zaman onun mutlulugu, basarilarin en buyugudur.

Mutlu cocuklar yetistirelim... Yaris atlari degil... Mutluluk zaten basariyi da beraberinde getirecektir...

Archi*Sugar

28 Aralık 2008 Pazar

Sampanya ve Kir Royal Tarifi

Ben, sampanyayi cok severim. Ailece severiz. Cocuklugumdan beri her kutlamada sampanya acildigini hatirliyorum. Yilbasi, dogumgunu, yildonumu... Kucuk ama tatli sebepler...

Neuchatel'e cok yakin bir Isvicre koyunun adi da Champagne'dir. Yillardir Avrupa Birligi'nde davalari surmekte. Gecenlerde davayi kaybettiklerini duydum. Artik saraplarina dahi Champagne ismine veremiyeceklermis. Fransiz sampanyasi kazandi yani. Artik Fransa'daki Champagne bolgesinde uretilen kopuklu sarap disinda hicbir uretim sampanya adiyla anilamayacak.

Sampanya tek basina icildiginde harika bir kutlama icecegi. Ancak cesitli versiyonlari da cok hos oluyor. Kir Royal da bunlardan biri. Hazirlamasi cok kolay ve tadi cok hos. Yilbasinin yaklastigi su gunlerde ozel kutlamalar icin ozel bir tarif...

Kir Royal aslinda KIR'in cesitli versiyonlarindan biri. Ama adindan da anlasilacagi gibi en "asil" olani. :-)
  • Kir - Beyaz sarap ve Creme de Cassis ile yapilir
  • Kir Royal - Sampanya ve Creme de Cassis ile yapilir
  • Kir Pétillant - kopuklu sarap (sampanya degil) ve Creme de Cassis ile yapilir
  • Cardinal - Kirmizi sarap Creme de Cassis ile yapilir
  • Kir Imperial - Sampanya ve cassis likoru yerine ahududu likoru ile yapilir
  • Kir Normand - sarap yerine Normand cidre ve Creme de Cassis ile yapilir
  • Kir Breton - sarap yerine Breton cidre ve Creme de Cassis ile yapilir
  • Cidre Royal - sarap yerine cidre ile yapilir ve icine bir miktar calvados (elma brendisi) eklenir

Ve iste ozel kutlamalar icin Kir Royal tarifi:


Malzemeler:
  • Sampanya
  • Creme de Cassis (kusuzumu likoru) (eger bulamadiysaniz kirmizi renkli bir baska likor)
  • Istege bagli olarak cilek
Hazirlanisi:

Bir ince uzun sampanya kadehine (flut) once bir parmak kalinliginda casis likoru konur. Ustune sampanya eklenir. Siralama dogru yapilmalidir. Fizik kurallarindan dolayi once sampanya, sonra likor konursa, karismaz. Karistirici kullanilmamalidir. Cilek istege bagli olarak kullanilir. Kadehin dibinde bir cilek tanesi olmasini istiyorsaniz en basta cilegi koymalisiniz.

Afiyet olsun.

Archi*Sugar

* Fotograf BritishCassis sitesinden alinmistir.

24 Aralık 2008 Çarşamba

Sevgili Noel Baba...

Gercek bir kar tanesini, resimlerdeki gibisini ilk gordugumde Uludag'da tipi olan bir gunde Cehennem pistinin ustunde bir teleskideydim. Kac yasindaydim pek hatirlamiyorum ama Cehennem'den kaydigima gore herhalde genc kizdim.

Istanbul'da her kis mutlaka kar yagardi. Cok degil ama kardan adam yapacak kadar. Yilin birkac gununu beyaz gecirirdik, sonra da camuru kalirdi temizlenecek. Hele bir keresinde, sanirim 88 yiliydi, tum yollar kapanmis, arabalar karlarin arasinda yok olmustu. O zaman icin bu duruma en sevindigimiz sey, her sabah televizyondan yapilan "bugun okullar tatil edildi" anonsuydu. Bir de saatlerce oynadigimiz kar topu. Kar, hep hayatimiza girdi, cikti...

Yillar sonra, aklimin ucundan bile gecmeyen bir ulkeye, karlar ulkesine gelin gittim... Isvicre... Daglar ve yil boyu ustunden kalkmayan karlar ulkesi... Dunyanin jet sosyetesinin kayak merkezi...

Kar... Bembeyaz kar... Tum kirliligi, tum cirkinligi, tum uyumsuzlugu kapatan, kar...

O gun teleskide firtinaya karsi yukari cikarken, yuzumu maskeye ragmen acitan soguktan korumaya calisirken, ama yine de Cehennem'in muhtesem pistinden biraz sonra tekrardan kayacak olmanin heyecaniyla... Onumdeki demir parcasina konan tek bir kar tanesini fark etmem cok da zamanimi almadi... sonra bir tane daha... sonra bir tane daha... Sadece mikroskopla gorulecegini sandigim o muhtesem varlik... Saskinlik... Mutluluk... Inanc... Tek bir kar tanesi... En guzel tablodan da guzel bir doga harikasi...

Bunlari niye mi anlattim, sevgili Noel Baba? Bugun disarida kar yagiyor da ondan... Soguk, cok soguk... Karanliktan taneleri gormem mumkun degil. Zaten bir daha da gormedim, o baska... Bu aksam, bu sogukta, ustune lapa lapa kar yagarken, dunyada sana inanan tum cocuklardan vakit bulur da bizim bacamizdan da suzulup gelirsen, bana tek bir kar tanesi getir, olur mu? En suslusunden, en guzelinden... Agacima konsun... En tepeye...

Icinde de bolca... umut, sevgi, saglik, basari ve huzur olsun...

Archi*Sugar

21 Aralık 2008 Pazar

BEO: "Dokunma / Hissetme Duyusu"

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum aktiviteleri, iki haftada bir konu degistirilen, cocuklarla / cocuklarimizla uyguladigimiz aktiviteler zinciridir. Diger arkadaslarin aktivitelerini incelemek icin Montessori Egitimi Blogumuzu ziyaret edebilirsiniz.
**************************************

Dokunma duyumuzu gelistirmek icin sik sik farkli dokulardaki objeleri inceliyoruz. Bunun icin cok kucuk yastan baslayarak bir doku torbasi / sepeti / kutusu olusturulabilir. Soguk / sicak, sert / yumusak, puruzlu / puruzsuz gibi kavramlar en iyi dokunarak ogretilir cocuga.

Biz de bu aktivite kapsaminda cesitli calismalar yaptik. Iste dordu:

* Ravensburger'in hayvanlar ve yavrulari dokunma oyununu oynadik. Bu kutucukta 20 x 20 cm'lik 8 hayvan karti bulunmakta. Her kartta hayvanin gercek hayattaki tuylerinin benzeri bulunmakta ve cocuk bunlara dokunarak hangi hayvanin tuyunun nasil oldugunu anlamakta. Ayrica hayvanlarin yavrulari da yap-boz seklinde cikabilmekte. Kizimin cok begendigi bir kutucuk, bu. Ozellikle kedinin tuylerine bayiliyor. Kutunun Ravensburger sayfasindaki tanitimi su adreste.


* Ikinci calismamiz, dokunma tabletleri. Montessori'nin dokunma tabletlerinin aslini su adreste gorebilirsiniz. Bu tabletleri gecen sene hazirlamistim. Tabletler, sert ve yumusak bolumleri olmak uzere uc taneden olusuyor. Ilkinde sert ve yumusak bolumler esit olarak ikiye ayriliyor. Ikincisinde esit 5 cift var. Ucuncusunde ise sert olan kisim daha buyuk olmak uzere yine 5er tane var. Ben, sert olan kismi zimpara kagidinindan, yumusak olan kismi ise keceden yaptim. Sert ve yumusak arasindaki farki anlatmak icin ideal bir sistem.


* Ucuncu calismamiz, dokunma silindirleri ile oldu. Dokunma silindirleri, cocugun dokunarak esini bulmasina yarayan silindirler. Her silindirin dokusu farkli. Kucuk cocuklar, eslemeyi bakarak yapabilirler. Daha sonra gozleri kapali olarak esini bulabilir.


* Dorduncu olarak termik siseleri dokunarak eslemeyi ilk defa denedik. Daha once su yazimda termik siseleri anlatmistim. Hep sicak / soguk kavramlari icin kullanmistik bugune kadar. (Fotografini cekmeyi unuttugum icin fotograf ekleyemiyorum. Bir daha yapip fotoyu ekleyecegim) 6 tane birbirinin esi siseye uc cift olmak uzere soguk, ilik ve sicak su koyduk ve sadece dokunarak isilarina gore siseleri esledik. Cok basarili bir calisma oldu ve cok hosumuza gitti, hemen tekrarlayacagiz!

Biz cok eglendik, ya siz? :-)

Archi*Sugar
........................................................
Diger BEO Aktivitelerimiz

BEO - "Meslekler"

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum aktiviteleri, iki haftada bir konu degistirilen, cocuklarla / cocuklarimizla uyguladigimiz aktiviteler zinciridir. Diger arkadaslarin aktivitelerini incelemek icin Montessori Egitimi Blogumuzu ziyaret edebilirsiniz.
**************************************
Meslekler, uzun zamandir uzerinde calistigimiz bir konuydu. Meslekleri ogrenmenin disinda evde sik sik oyunlarimizin icinde de kullaniyoruz. Doktorculuk, ahcilik, postacilik, vs...

Bu aktivite kapsaminda daha once de bircok kere ogrendigimiz YA-PA kartlarindaki meslekler kartlarini yeniden elden gecirdik, tek tek hepsini hatirladik.


Ayrica elimizdeki bir baska kart serisindeki meslekler bolumunu ilk defa inceledik ve birlestirilen kartlari bir araya getirerek mesleklerin Fransizcalarini duyduk.

Ogrendigimiz mesleklerin gerceklerini yolda her gorusumuzde tekrarladik...

Archi*Sugar
........................................................
Diger BEO Aktivitelerimiz

11 Aralık 2008 Perşembe

Insan Manzaralari...

Ben gencken... yok olmadi...

Ben genc kizken...

Insanlari izlemeye bayilirdim. Oturmalarini, konusmalarini, guluslerini... Tanimadigim insanlarin hareketlerine bakarak nasil karakterlerde olduklarini, nasil bir hayat yasadiklarini, anlamaya calisirdim.

Bugun, yillar sonra ilk defa, Defnem yanimda uyuyor, elimdeki sicak capuccinomu yudumluyor ve disarida lapa lapa kar yagiyorken; gozlerimi camdan seyrettigim kardan cafenin icine kaydirdim...

Binbir cesit insan var bu dunyada. Hangi milletten hangi irktan hangi lisandan olursa olsun hepsi birbirinden farkli. Farkli hayatlar, farkli amaclar, farkli istekler, farkli sorunlar, farkli yollar...

Ayni olan tek sey...

Insan olmamiz...

Archi*Sugar

09 Aralık 2008 Salı

Cocuklar icin egitici online oyunlar

Bizim oynamaktan zevk aldigimiz egitici oyunlardan bazilarini paylasmak istiyorum. Hem cocugunuzla guzel zaman geciriyorsunuz, hem ogrettiginiz kavramlari sinama sansi elde ediyorsunuz hem de yeni seyler ogrendigine sahitlik ediyorsunuz...

Fisher Price Online Oyunlari - Infant (0-2 yas), Toddler (2-3 yas) ve okul oncesi oyunlar olarak uce bolumden olusuyor
Julia's Rainbow Corner - Hayvan sesleri bulma, esleme, renkler, sayilar... ne arasaniz var.
Gisèle's Big Backyard - Bazi oyunlar Ingilizce ya da Fransizca konusanlar icin ama lisan gerektirmeyen cok oyun var.
Story Place - "Online activities" bolumlerinde hayvanlar, renkler vs. ile ilgili egitici oyunlar.

Sizin de paylasmak istediginiz egitici oyunlar varsa yorum kisminda belirtirseniz sevinirim.

02 Aralık 2008 Salı

Ay Yildiz

Bu aksam gokte ay ve yildiz vardi...

Her gece var. Aslinda her dakika var ama...

Bu, baskaydi!

Bayragim goge cikmis, yildizlara ulasmisti. Kocaman, pas parlak bir yildiz, hilal seklindeki ayin tam birlesme noktasina denk gelmisti...

Biz cocukken anlatilan, ay ve yildizin yerdeki kan golunun ustune aksetmesi ve bunun gorunmesi uzerine bayragimizin sekillenmis olma hikayesi dogru mudur bilmiyorum...

Ama bu gece...

1 Aralik 2008'de...

Ay, koca bir yildizi gokyuzunde kucaklamis, bayragimi goge tasimisti... Kirmizi gol yoktu ama kapkaranlik, berrak gokyuzunu aydinlatiyorlardi... Kalbimi de...

Tek eksigim ise bunu belgeleyecek bir fotograf makinasiydi...
Edit: Bu durumu fark eden ve goren sadece ben degilmisim. Birileri daha gormus ve onlarin makinalari yanindaymis. Gercegini gormek gibi olmuyor ama fotograflar surada:

22 Kasım 2008 Cumartesi

Kesit

Tümünü YaslaBugun, kopru yolunda dunyanin en acayip ve en hizli yol insaati dolayisiyla asla ilerlemeyen trafikten bunalmis bir halde araba kullanirken, karsima cikan 5 yaslarindaki iki dilenci cocuga, cantamda aceleyle buldugum sekerleri verdim...

Camima yapismis, cantamdan cikacaklari sabirsizlikla bekleyen ve surekli konusan cocuklar, azicik aralanan camdan elimdekileri gormeden kaptilar...

Trafik ilerledi...

Ben ilerledim...

Dikiz aynasindan cocuklarin sevinclerini izlemek icin baktigimda...

Ellerindeki sekerlere bakip, burun buzup hizla yere firlattiklarini gordum...

Sekerler hain arabalarin tekerlekleri altinda ezildi... gitti...

Ey zalim hayat...!

Ne yaptin sen bu 5 yasindaki cocuga???

15 Kasım 2008 Cumartesi

Renk Siniflandirma... Montessori...

Renk siniflandirmayi cok uzun zamandir cok severek cesitli sekillerde yapiyoruz. Fikir vermesi acisindan yaptigimiz bazi renk (bazen renk & sekil) siniflandirmalarini paylasmak istiyorum.

Renk siniflandirmaya kucuk yaslarda 2 renk ile baslayabilir ve cocuk basardikca renk sayisi arttirilabilir. Once kirmizi, mavi ve sari olan ana renklerle baslayip, sonra mor, yesil ve turuncu olan ara renklere gecilebilir. Daha sonra da renklerin tonlari geliyor...

Renk siniflandirma yap-bozlari. Bu yap-bozu Istanbul'da bir oyuncak marketinden aldim. Renk siniflandirmasi acisindan cok egitici.


Sayi boncuk tahtasi ile renk siniflandirmasi. Bu tip boncuk dizme tahtalari hem renk siniflandirmasi hem de sayi sayma acisindan cok egitici. Sayilari fiziksel olarak da gorup elleyebiliyor cocuklar.


Civilerle renk siniflandirma.
Civi takma, ozellikle ince motor gelisimi icin cok faydali bir oyun. Ayrica cocugun hayalgucunu de gelistiriyor. Renk siniflandirmasi icin de kullaniyoruz. Ikinci fotografta gorulen ise civiler ile sayilar. Once sayi kadar boncuklari diziyorum, sonra eline sayilari verip dogru yerine yerlestirmesini istiyorum. Defne'nin cok sevdigi bir oyun.


Ahsap boncuklarla renk siniflandirma. Ipe dizilen boncuklar icin baska bir fonksiyon.


Legolarla renk siniflandirma.


Sekil kartlari ile renk siniflandirma. Ucgen, kare, dikdortgen ve daire olarak kesilmis farkli renklerin siniflandirilmasi. Bu, iki siniflandirmayi bir arada getiriyor. Sekil ve renk. Renk siniflandirmayi cok iyi yapan cocuklarda kullanilabilir. Once iki sekil ile baslanip sekil ve renk sayisi arttirilabilir.



Ayrica evde hazirladigim Montessori renk kutulari (Color box 1 ve Color box 2) var ancak renk kutulari yapimini ayrica anlatacagim.

Archi*Sugar
....................................

Maria Montessori - Hayati
Montessori'ye Giris
Bebekler icin evde Montessori
Toddler (2-3 yas) icin evde MontessoriTümünü Yasla

11 Kasım 2008 Salı

Tanistirayim...

Hakkinda henuz hicbir yorumu okumamis, dinlememisken filmin ismini gordugum anda kocaman bir kursun sikildi alnimin tam ortasina... Diken diken oldu tuylerim. Tarihte hicbir lider, hicbir deha boylesine indergenmedi ilk adina!

Kim Fatih Sultan Mehmet'i "Mehmet" diye anar? Kim Churchill'e sadece "Winston" der? Edison kac kisi icin "Thomas"dir? Ya da Montessori, sadece "Maria"? Martin Luther King'den "Martin" diye bahseden kac kisi taniyorsunuz? Ya da Einstein'dan "Albert" diye?

"Mustafa" yan apartmandaki yaramaz cocugun adi... Tanistirayim... Gurultucudur cok. Aman ogleden sonra yanina yaklasmayin, kafaniza bir futbol topu yiyebilirsiniz. Ilkokul uce gecti bu sene. Belki biraz durulur...

Yok...

20. yuzyilin dehasi ise bahsettigimiz...

Haberiniz var mi bilmiyorum ama...

Sadece "Mustafa" olmayi coktan asmis O. 1893'te Selanik Askeri Rustiyesi'nden sonra kimse "Mustafa" demedi ki O'na.

Bugune kadar...

Sizden baska!

Tanistirayim...

Ulu Onder Maresal Gazi Mustafa Kemal ATATURK, bahsettiginiz.

Ya da en samimi, en kalpten, en saygideger kisaltmasiyla...

ATAM!

Archi*Sugar
...................................
Ilgili Diger Yazilar:
En buyuk bayram
Ataturk'e mektup

10 Kasım 2008 Pazartesi

9:05

.......................................................................
.......................................................................
.......................................................................
.......................................................................
.......................................................................
.......................................................................
.......................................................................
.......................................................................

09 Kasım 2008 Pazar

Pastirma Yazi mi Demistiniz???

Hm... Biz gecen hafta kardan adam yapip kar topu oynuyorduk da... :-)

02.11.2008 - Les Croset / Isvicre

07 Kasım 2008 Cuma

Kelime Dagarcigi

Tümünü YaslaOkuldayken pek anlamazdim anlamini, gerekliligini...

Cevremde herkesin uc asagi bes yukari ayni kelime haznesine sahip olmasindan sanirim. Ogretmenler, ailem, onlarin arkadaslari, farkli kelimeler kullanmazlardi ya da birinin soyledigini digerinin anlamamasi gibi bir durum soz konusu olmazdi. Kitap okuyun, kelime hazneniz genislesin derdi ogretmenler, cok okurdum ama cevremde duymadigim yeni bir kelimeye raslamam cok nadir olurdu.

Ayni lisani konusup anlasamamak problemiyle ilk kez mimar olduktan sonra santiyede tanistim ben. Bazi ustalara derdimi anlatabilmek icin ayni cumleyi farkli sekillerde, farkli kelimelerle ifade etmem gerekirdi bazen. Biri ile anlasamiyorsak, yeni bir alternatif kelime bulmak gerekirdi. Ilk o zaman sasirmistim bazi kelimelerin bilinmemesine.

Bugun kardesim iki ilginc olay anlatti... Bir koyde mecburi hizmetini yapan doktor kardesim... Bir hastasi "bitisik oda"yi anlamamis. Dakikalarca "bitisik oda"yi aramis saglik ocaginda. Bir digeri ise "ertesi gun"un hangi gun oldugunu bilmedigi icin eline verilen receteye "yarin" gelmesi parantez icinde hatirlatilmis. Test sonuclari icin... Aslinda artik rutin yapilan birseymis "yarin"i parantez icinde yazmak.

Insanin ici aciyor bunlari duydukca. Istiyor ki herkes bilsin lisanindaki guncel kelimelerin hepsini. Istiyor ki ortalama kullanilan gunluk kelime sayisi cogalsin, cogalsin, ortalama gelismislige sahip bir ulkeyle ayni sayiya ulassin.

Istiyor ki ayni lisani konusan insanlar birbirini anlasin... Anladikca cogalmaz mi "konusmak", "paylasmak", "anlasmak"...

Archi*Sugar

05 Kasım 2008 Çarşamba

B.E.O. - Sonbahar

Diger yazarlarin sonbahar aktivitelerini Montessori Egitimi blogunda bulabilirsiniz. Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum aktiviteleri, konusu iki haftada bir degisen, konu kapsaminda ozgur fikirlerle cocuklarla yapilan ve herkese acik aktiviteler zinciridir...
----------------------------------------------
Sonbahar... Doganin kabuk degistirme mevsimi... Bol bol yuruyus yapmali insan, degisen renkleri solumali... Hazirlik yapmali insan... Kisa, soguga... Tipki doga gibi....

Biz, sonbahar aktivitesi olarak iki el isi yaptik bundan birkac hafta once... Evde yapmasi cok kolay ve bir o kadar da eglenceli...

Unutmamak gereken tek sey, burada "siz" diye bahsettigim kisi siz (anne, baba, vs) VE cocuk. Boyama, yapistirma, susleme, cizme vs gibi tum aktiviteleri yasina ve becerisine uygun olarak cocuk yapmali...

Ilk el isimiz, cocugunuzun penceresi icin harika bir sonbahar susu...

Gerekli malzemeler: firinda pisirmek icin kullandigimiz yagli kagit, sonbahar yapraklari, pastel boya, utu ve ip.

Hazirlanisi: Esit uzunlukta iki parca yagli kagit kesin. Yaklasik 30 cm civarinda olabilir. Bir kabin icine cesitli renklerde pastel boyayi rendeleyin. Yagli kagitlardan birini yayin ve ustune topladiginiz sonbahar yapraklarini koyup rendelediginiz ve karistirdiginiz pastel boyalari serpin. Ikinci kat yagli kagidi kapatip hafif isidaki utu ile utuleyin. -Utu isini mutlaka yetiskin kisi yapmali. Kucuk cocuklarin eline lutfen utu vermeyin.- Eriyen boya kagitlarin birbirine yapismasini saglayacaktir. Ustunden kagit delgeci ile iki delik acip ipi bu deliklerden gecirin ve pencerenize asin. Gun isigi bu tabloya yansidikca renkler arasinda yapraklar harika gorunuyor.



Ikinci el isimiz, sonbahar agaclari.

Malzemeler: Bitmis tuvalet kagitlarinin ortasindaki karton (?), boya (parmak boyasi tercihen), duz karton, agac seklinde kesilmis kartonlar, yapistirici ve sonbahar yapraklari.

Hazirlanisi: Parmak boyasi ile duz kartonu, agac seklinde kestiginiz kartonlari ve agac govdesini olusturacak olan bos tuvalet kagit ortalarini boyayin (cocuk boyasin tabii ki). Sonbahar yapraklarini kucuk secmeye dikkat edin, eger kucuk bulamazsaniz elinizle ufalayin ve duz kartonun ustune elinizle yapistirin. Bir sure kurumaya birakin. Tuvalet kagitlarinin bir tarafindan iki tarafli 2 cm x 2 mm civarinda dikdortgenler kesin. Agac seklinde kesmis ve boyamis oldugunuz parcalari bu govdelere yerlestirin. Govdelerin alt kismina ve boyaya yapismamis olan yapraklara cok az yapistirici surerek duz kartonun ustune yapistirin. Kurumaya birakin... Kucuk parkiniz hazir. Evdeki kucuk insanlar, kucuk banklar, kucuk salincaklar ve kucuk hayvanlari bu parka yerlestirebilirsiniz...